Diz Kireçlenmesinde Yeni Dönem: Bıçaksız Tedaviyle Ağrıya Son
DİZ KİREÇLENMESİNDE YENİ DÖNEM: BIÇAKSIZ TEDAVİYLE AĞRIYA SON Diz ağrısıyla mücadele eden milyonlarca kişi için umut verici bir gelişme gündemde. Girişimsel radyoloji alanında öne çıkan yeni yöntem 'diz anjiyosu', ameliyatsız bir şekilde ağrıyı azaltmayı hedefliyor. Uzmanlara göre bu yöntem, klasik tedavilere yanıt vermeyen hastalar için önemli bir alternatif sunuyor.
Antalya’da düzenlenen Türk Girişimsel Radyoloji Derneği’nin 2026 Ulusal Kongresi’nde konuşan Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, diz kireçlenmesinin yalnızca kıkırdak aşınmasından ibaret olmadığını vurguladı. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, ağrının önemli bir bölümünün eklem içindeki iltihaplanma ve buna bağlı gelişen anormal damar oluşumundan kaynaklandığını ortaya koyduğunu belirtti.
Bu süreçte “neoanjiyogenez” adı verilen yeni damar oluşumu devreye giriyor. Bu damarlarla birlikte ağrı sinirleri de eklem içine ilerliyor ve daha önce rahatsızlık vermeyen hareketler bile ciddi ağrılara neden olabiliyor. Yürürken, merdiven çıkarken ya da dinlenme sırasında hissedilen ağrılar, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.
İşte tam bu noktada diz anjiyosu devreye giriyor. Tıbbi adıyla “Geniküler Arter Embolizasyonu” olarak bilinen bu yöntem, ağrıya neden olan anormal damarların içeriden kapatılmasına dayanıyor. İşlem sırasında damardan milimetrik bir giriş yapılarak ince kateterler yardımıyla diz çevresindeki damarlar görüntüleniyor. Ardından ağrıya neden olan damar ağı özel maddelerle hedef alınarak etkisiz hale getiriliyor.
Bu yöntem, sadece sorunlu damarları etkilerken sağlıklı dokulara zarar vermemesiyle dikkat çekiyor. Böylece ağrı geçici olarak bastırılmak yerine, doğrudan kaynağı ortadan kaldırılıyor. Uzmanlar, bu yönüyle yöntemin klasik ağrı kesici yaklaşımlardan ayrıldığını ifade ediyor.
Diz anjiyosu özellikle uzun süredir diz ağrısı yaşayan ve ilaç, fizik tedavi ya da eklem içi enjeksiyonlardan fayda görmeyen hastalar için öneriliyor. Ayrıca protez ameliyatı için henüz erken aşamada olan ya da ameliyat olmak istemeyen kişiler de bu tedaviden yararlanabiliyor. Protez sonrası ağrısı devam eden hastalar için de alternatif bir çözüm olarak değerlendiriliyor.
İşlem, hastanelerin anjiyografi ünitelerinde lokal anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ortalama birkaç saat süren gözlemin ardından hastalar aynı gün taburcu edilebiliyor. Çoğu kişi ertesi gün günlük yaşamına geri dönerken, ağrıda azalma genellikle ilk haftalarda başlıyor ve birkaç ay içinde daha belirgin hale geliyor.
Uzmanlara göre düşük riskli ve minimal invaziv bir işlem olan diz anjiyosu, sadece diz kireçlenmesinde değil; omuz kireçlenmesi, tenisçi dirseği ve bazı yumuşak doku iltihaplarında da umut vadeden bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Tıptaki bu yeni yaklaşım, özellikle ameliyattan çekinen ya da uzun iyileşme süreçlerinden kaçınmak isteyen hastalar için önemli bir seçenek olarak dikkat çekiyor.