Kekemeliğe Sessiz Kalmayın
Kekemeliğe Sessiz Kalmayın: Erken Müdahale Hayat Değiştiriyor Uzmanlar, kekemeliğin toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu ve erken dönemde fark edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Her 100 kişiden birinde görülen kekemelik, genellikle 2 ile 5 yaş arasında başlıyor. Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Burçin Mutlu, kekemeliğin psikolojik değil genetik temelli bir durum olduğunun altını çizdi.
Mutlu, “Kekemelik; korku, stres ya da utanmanın sonucu değildir. Beyin yapısındaki nörolojik farklılıklar ve genetik etkenlerle ilgilidir. Bu nedenle kekemeliği taklit yoluyla edinmek mümkün değildir” dedi.
“Geçer” Demek En Büyük Hata
Kekemeliğin erken fark edilmesiyle kalıcı hale gelmeden önlenebileceğini belirten Mutlu, şu uyarıda bulundu:
“Toplumda her 100 kişiden biri kelimelerle mücadele ediyor. 2-5 yaş arası dönemde başlayan kekemeliklerde erken müdahale çok önemli. Çünkü zamanında destek alan çocuklarda kendiliğinden düzelme oranı yüzde 80’e kadar çıkabiliyor. Ancak ‘nasıl olsa geçer’ diyerek beklemek, durumu kalıcı hale getirebilir. Her geçen ay bu riski artırır. Bu yüzden ailelerin vakit kaybetmeden uzman görüşü alması gerekir.”
Önyargıdan Değil, Farkındalıktan Beslenen Sınıflar
Mutlu, kekemeliğin bireyleri sosyal olarak da zorladığını ifade ederek, öğretmenlere ve ebeveynlere büyük görev düştüğünü söyledi:
“Okullarda alay edilmek, sınıfta söz hakkı alındığında gülüşmeler duymak ya da yetişkinlikte iş görüşmesinde cümlelerin yarıda kesilmesi kekemelikten değil, önyargıdan kaynaklanır. Kekemeliği olan bireyler konuşmaktan değil, dinlenilmemekten korkar. En tehlikeli sonuç, konuşamamak değil; konuşmamayı tercih etmektir.”
Kekemeliği Olan Bireylere Nasıl Destek Olunur?
Burçin Mutlu, kekemeliğe karşı duyarlı bir iletişim kurulması gerektiğini belirterek şu önerilerde bulundu:
Kişinin nasıl söylediğine değil, ne söylediğine odaklanın.
Cümlesini tamamlaması için zaman tanıyın.
Konuşurken göz teması kurun ve sabırlı bir dinleyici olun.
Kekemelik hakkında konuşmaktan kaçınmayın; duygusal destek sürecin en önemli parçasıdır.
Mutlu, “Kekemeliği gizlemek değil, kabul etmek çözümün ilk adımıdır. Destekleyici bir çevreyle büyüyen çocuklar, konuşma zorluklarını aşmakta çok daha başarılı olur” diyerek sözlerini tamamladı.
Bu farkındalık çağrısı, hem ailelerin hem eğitimcilerin kekemeliğe bakış açısını değiştirmeyi hedefliyor: Kelimelere değil, insanlara kulak verin.