Kıdem tazminatında kritik dönemeç: Yargıtay'dan işçi lehine emsal karar

TAKİP ET

YARGITAY'DAN EMSAL 'JET ARABULUCULUK' KARARI: İŞÇİNİN BASKI ALTINDA ATTIĞI İMZA GEÇERSİZ SAYILDI İş hukukunda milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten çıkarıldığı gün apar topar arabulucu masasına oturtularak imza attırılan işçilerle ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Kararla birlikte, işverenlerin tazminat yükünden kurtulmak için kullandığı 'aynı gün arabuluculuk' yöntemine ciddi bir hukuki sınır getirildi.

SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş tarafından gündeme taşınan kararda, işçinin baskı, psikolojik çöküntü veya ekonomik zorunluluk altında imzaladığı belgelerin “özgür irade” kapsamında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Yüksek mahkeme, işçinin içinde bulunduğu durumun “irade sakatlığı” oluşturabileceğine hükmederek, bu şekilde alınan imzaların geçersiz sayılabileceğini ortaya koydu.

İŞÇİNİN ZOR DURUMU FIRSATA ÇEVRİLDİ

Dosyaya konu olayda, bir fabrikada 6 yıldan uzun süredir çalışan üretim personelinin iş sözleşmesi sağlık sorunları gerekçe gösterilerek feshedildi. Ancak işçinin ağır anksiyete ve depresif bozukluk nedeniyle güçlü ilaçlar kullandığı, bilinç ve algı düzeyinin ciddi şekilde etkilendiği belirtildi.

İddiaya göre işveren yetkilileri, işçiyi işten çıkardıkları gün doğrudan arabulucu ofisine götürdü. Kendisine tüm haklarının ödeneceği söylenirken, önüne konulan belgeler kısa sürede imzalatıldı. İşçi ise daha sonra aldığı ödemenin gerçek haklarının çok altında olduğunu fark ederek yargı yoluna başvurdu.

6 YILLIK EMEĞE 156 BİN TL

Mahkeme dosyasına göre işçiye yaklaşık 6 yıllık çalışmasının karşılığında yalnızca 156 bin TL ödeme yapıldı. Üstelik aynı iş yerinde daha kısa süre çalışan başka bir personele daha yüksek ödeme yapıldığı da ortaya çıktı.

Bu durum mahkemeler tarafından “gabin”, yani aşırı yararlanma kapsamında değerlendirildi. İşçinin ekonomik ve psikolojik açıdan zayıf durumda olmasının fırsata çevrildiği kanaatine varıldı.

MAHKEME: GERÇEK MÜZAKERE YOK

İlk derece İş Mahkemesi, işçinin işten çıkarıldığı gün arabulucuya götürülmesini dikkat çekici buldu. Kararda şu detaylar öne çıktı:

İşçiye düşünmesi için makul süre verilmedi.

Arabuluculuk sürecinin işçinin talebiyle başladığına dair herhangi bir delil bulunmadı.

Görüşmelerin gerçek bir müzakere değil, formalite şeklinde yürütüldüğü değerlendirildi.

İşçinin yasal haklarının üzerinde “makul ek menfaat” sağlanmadığı tespit edildi.

Mahkeme bu gerekçelerle imzalatılan arabuluculuk belgelerinin geçersiz olduğuna karar verdi.

İSTİNAF VE YARGITAY DA AYNI GÖRÜŞTE

İşverenin yaptığı istinaf başvurusu da reddedildi. Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin ağır ilaç kullanımı nedeniyle sağlıklı karar veremeyecek durumda olduğuna dikkat çekti.

Dosya daha sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay da yerel mahkeme ve istinafın kararlarını hukuka uygun bularak onadı. Böylece işten çıkarıldığı gün yapılan “jet arabuluculuk” işlemlerinin her durumda geçerli sayılamayacağı net şekilde ortaya konmuş oldu.

İŞÇİLER İÇİN KRİTİK EMSAL OLDU

Karar, özellikle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işçilik alacakları konusunda önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bundan sonra işverenlerin, işçiyi baskı altında tutarak aynı gün içinde arabuluculuk anlaşması imzalatması çok daha dikkatli incelenecek.

Hukukçular, işçinin gerçek anlamda özgür iradesiyle hareket edip etmediğinin artık daha büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle ekonomik sıkıntı, sağlık sorunu veya psikolojik baskı altında alınan imzaların mahkemeler tarafından geçersiz sayılabileceği belirtiliyor.