Sakarya'da Evlilikler Alarm Veriyor: Boşanma Oranları Türkiye'yi Geride Bıraktı

TAKİP ET

SAKARYA'DA EVLİLİKLER ALARM VERİYOR: BOŞANMA ORANLARI TÜRKİYE'Yİ GERİDE BIRAKTI Sakarya'da aile yapısına dair dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Son yıllarda artan boşanma oranları, şehrin Türkiye ortalamasının üzerine çıkmasına neden oldu. TÜİK verilerine göre ortaya çıkan tablo, evlilik kurumunun şehirde ciddi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini gösteriyor.

5 YILDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Verilere göre Sakarya’da 2021 yılında 1.993 olan boşanma sayısı, 2025 itibarıyla 2.661’e yükseldi. Bu artış yaklaşık yüzde 33,5’lik bir yükselişe işaret ediyor. Kaba boşanma hızı ise binde 2,38 seviyesine ulaşarak, Türkiye genelindeki binde 2,26’lık ortalamanın üzerine çıktı. Bu durum, Sakarya’yı boşanma hızında ülke ortalamasını aşan şehirler arasına taşıdı.

UZUN EVLİLİKLER DE DAĞILIYOR

En dikkat çekici verilerden biri ise boşanmaların evlilik süresine göre dağılımında ortaya çıktı. Sakarya’da en fazla boşanma, 16 yıl ve üzeri evliliklerde yaşandı. 787 olayla zirvede yer alan bu grup, uzun süreli birlikteliklerin de ciddi bir çözülme yaşadığını gösteriyor. 6-10 yıl arası evlilikler ise 517 boşanma ile ikinci sırada yer aldı.

YENİ EVLİLİKLERDE DE RİSK YÜKSEK

Sadece uzun evlilikler değil, yeni başlayan birlikteliklerde de ciddi sorunlar yaşanıyor. Evliliğin ilk yılı içinde gerçekleşen boşanmalar 274’e ulaşırken, henüz bir yılı doldurmayan evliliklerde 88 ayrılık kaydedildi. Bu tablo, özellikle evliliğin ilk döneminde yaşanan uyum sorunlarının belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

EVLİLİK YAŞI YÜKSELİYOR AMA SONUÇ DEĞİŞMİYOR

Sakarya’da evlenme yaşı da giderek yükseliyor. Erkeklerde ilk evlenme yaşı 28,0’dan 28,4’e çıkarken, kadınlarda bu rakam 25,3’ten 25,8’e yükseldi. Daha geç yaşta yapılan evliliklere rağmen boşanma oranlarındaki artışın devam etmesi, sorunun yalnızca yaş faktörüyle açıklanamayacağını gösteriyor.

Sakarya’da ortaya çıkan bu tablo, aile yapısındaki değişimin artık istatistiklere net şekilde yansıdığını ortaya koyarken, uzmanlara göre iletişim sorunları, ekonomik baskılar ve değişen yaşam beklentileri bu artışın temel nedenleri arasında gösteriliyor.