Yargıtay'dan emsal boşanma kararı! Eve misafir almamak ağır kusur sayıldı

TAKİP ET

Yargıtay'dan dikkat çeken emsal karar! Eve misafir almamak ve sürekli eşya değiştirmek ağır kusur sayıldı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 43 yıl süren bir evliliğin ardından görülen boşanma davasında aile hukuku açısından emsal niteliğinde bir karara imza attı. Kararda, yalnızca ekonomik sorunlar değil, evlilik birliği içerisindeki davranışların da kusur değerlendirmesinde belirleyici olduğu vurgulandı.

Özellikle eşin eve misafir kabul etmemesi, sürekli ev eşyalarını değiştirmesi, hakaret etmesi ve eşini evden uzaklaştırması "ağır kusur" kapsamında değerlendirildi.

43 yıllık evlilik mahkemede sona erdi

1981 yılında evlenen çift, uzun yıllar süren evliliklerinin ardından karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Emekli öğretmen olan kadın, eşinin yıllardır şans oyunları oynadığını, borçlarını ödemediğini, aile bütçesini zarara uğrattığını ve zaman zaman kendisine hakaret ettiğini ileri sürdü.

Memur emeklisi erkek ise evlilik birliğinin bozulmasına neden olan kişinin eşi olduğunu savundu. Kadının kendisini evden kovduğunu, sürekli hakaret ettiğini, ailesiyle görüşmesine engel olduğunu ve ev içerisinde huzursuzluk çıkardığını öne sürdü.

Mahkeme her iki tarafın davranışlarını tek tek değerlendirdi

Dosya kapsamında dinlenen tanıkların ifadeleri ve sunulan deliller doğrultusunda Aile Mahkemesi, tarafların evlilik sürecindeki davranışlarını ayrıntılı şekilde inceledi.

Mahkeme, erkeğin şans oyunları oynadığını ve ekonomik yükümlülüklerini aksattığını kabul etti. Ancak bunun yanında kadının da;

Eşine "salak", "geri zekâlı", "pis mırık" gibi aşağılayıcı ifadeler kullanması,

Eşini zaman zaman evden kovması,

Aynı ev içerisinde yatakları ayırması,

Eşinin ailesiyle görüşmesini istememesi,

Eve misafir kabul etmemesi,

Sürekli ev eşyalarını değiştirerek gereksiz harcamalara neden olması

gibi davranışlarının evlilik birliğini daha ağır şekilde zedelediğine hükmetti.

Kadın ağır kusurlu bulundu

İlk derece mahkemesi, tarafların boşanmasına karar verirken kadının erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğuna hükmetti. Bu nedenle kadının maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri reddedildi.

Buna karşılık erkek lehine;

5 bin TL maddi tazminat

5 bin TL manevi tazminat

ödenmesine karar verildi.

İstinaf farklı değerlendirdi

Dosya daha sonra Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. İstinaf Mahkemesi, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduğu kanaatine vardı ve ilk derece mahkemesinin kusur değerlendirmesini değiştirdi.

Ancak karar bununla da kesinleşmedi.

Son sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, önemli tespitlerde bulundu.

Kurul, erkek eş hakkında ileri sürülen "eşine ve çocuklarına küfür ettiği" iddiasının tanık beyanlarıyla kesin olarak ispatlanamadığını belirtti. Bu nedenle bu iddianın kusur değerlendirmesine dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığı ifade edildi.

Buna karşılık kadının;

Eşine hakaret etmesi,

Eşini evden kovması,

Eve misafir kabul etmemesi,

Sürekli ev eşyalarını değiştirmesi,

Ortak yaşamı zorlaştıran davranışlarda bulunması

kusur değerlendirmesinde belirleyici unsurlar olarak kabul edildi.

Emsal niteliğinde karar

Yargıtay, dosyadaki tüm delilleri birlikte değerlendirerek erkek eşin şans oyunları nedeniyle kusurlu olduğunu ancak kadının sergilediği davranışların evlilik birliğine daha fazla zarar verdiğini belirledi.

Kararda şu sonuca varıldı:

"Tarafların kusurları eşit değildir. Boşanmaya sebep olan olaylarda kadın ağır, erkek ise daha az kusurludur."

Bu değerlendirme doğrultusunda erkeğin lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın hukuka uygun olduğu belirtildi.

Boşanma davaları açısından önemli mesaj

Yargıtay'ın kararı, boşanma davalarında yalnızca ekonomik sorunların veya tek taraflı iddiaların değil, eşlerin günlük yaşam içerisindeki davranışlarının da kusur değerlendirmesinde etkili olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Karar; hakaret, ortak yaşamı zorlaştıran tutumlar, sosyal ilişkileri engelleme ve aile düzenini olumsuz etkileyen davranışların boşanma davalarında ağır kusur kapsamında değerlendirilebileceğine ilişkin emsal kararlar arasındaki yerini aldı.