Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, turizmin yalnızca otellerle sınırlı bir alan olmadığını, havayolu şirketlerinden tur operatörlerine, acentelerden transfer firmalarına kadar geniş bir ekosistemin uyum içinde çalışması gerektiğini belirtti. Turizmin çok paydaşlı bir yapı olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, sürdürülebilir başarı için sektör içi istişarenin önemine dikkat çekti.
Mart Ayında Yoğunluk Beklentisi
Turizmde asıl hareketliliğin mart ayının üçüncü haftasından itibaren başlayacağı öngörülüyor. Ramazan Bayramı tatilinin yanı sıra Nevruz döneminin de aynı takvime denk gelmesi, özellikle Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları için Antalya’yı cazip bir seçenek haline getiriyor. Bununla birlikte Avrupa ülkelerindeki Paskalya tatilinin de aynı döneme rastlaması, destinasyonda ciddi bir doluluk oranı beklentisini beraberinde getiriyor.
Sektör temsilcilerine göre, Ramazan ayında Türkiye’ye gelemeyen birçok Avrupalı turist, bayram ve Paskalya tatillerini birleştirerek Antalya’da değerlendirmeyi planlıyor. Tur operatörleri üzerinden gelen rezervasyonların şimdiden dikkat çekici seviyelere ulaştığı ifade ediliyor.
İç Pazarda Erken Rezervasyon Bilinci Artıyor
Bahar dönemi kadar yaz sezonu için de güçlü sinyaller geliyor. Haziran ve temmuz aylarına yönelik erken rezervasyonların yüksek seviyede olduğu belirtiliyor. Özellikle iç pazarın erken rezervasyon konusunda geçmiş yıllara göre daha bilinçli hareket ettiği aktarılıyor.
Uzun süredir kamuoyunda yer alan “yerli turist tatili daha pahalıya alıyor” algısının kırılmaya başladığı, erken rezervasyon fırsatlarının iç pazarda daha fazla değerlendirildiği belirtiliyor. Bu durumun hem otelciler hem de tüketiciler açısından dengeli bir yapı oluşturduğu ifade ediliyor.
Avrupa Pazarı Hızlı Başladı
Antalya için en önemli dış pazarlar arasında yer alan İngiltere ve Almanya, erken rezervasyon döneminde öne çıkan ülkeler oldu. Bu iki pazardan gelen taleplerin, sezon başlamadan önce güçlü bir tablo ortaya koyduğu belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, talebin bu hızla devam etmesi halinde 2027 sezonu için bile erken satışların mümkün olabileceğini ifade ediyor. Bu durum, Antalya’nın uluslararası turizmdeki marka gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.
2026 İçin Ortak Hareket Vurgusu
Turizm sektörünün küresel ekonomik gelişmelerden ve bölgesel dinamiklerden doğrudan etkilendiğini belirten sektör yetkilileri, 2026 yılının zorlu geçme ihtimaline karşı tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Sürdürülebilir büyüme için planlı hareket edilmesi ve iş birliği kültürünün güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bahar aylarında yaşanacak tatil yoğunluğunun, sezonun geneline olumlu yansıması bekleniyor. Antalya, hem iç pazar hem de Avrupa’dan gelecek ziyaretçilerle birlikte turizmde güçlü bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor.











