Oxford Üniversitesi ile Moderna tarafından ortaklaşa geliştirilen aşı, özellikle yüksek risk grubunda bulunan bireylerin bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser öncesi hücresel değişiklikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
Uzmanlar, bugüne kadar kanser tedavisinde kullanılan yöntemlerin çoğunun hastalık ortaya çıktıktan sonra devreye girdiğini belirtirken, geliştirilen bu yeni teknolojinin doğrudan önleyici sağlık yaklaşımını hedeflediğine dikkat çekiyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca bir tedavi yöntemi değil, kanserin oluşmasını engellemeye yönelik ilk büyük adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
GENETİK RİSK TAŞIYANLAR İÇİN GELİŞTİRİLDİ
Yeni aşının ilk hedef kitlesini, kalıtsal bir genetik bozukluk olan Lynch Sendromu taşıyan bireyler oluşturuyor. Bu sendrom, hücrelerde meydana gelen DNA hasarlarının onarılmasını sağlayan genlerdeki bozukluklar nedeniyle ortaya çıkıyor ve kişilerin yaşamları boyunca çeşitli kanser türlerine yakalanma riskini ciddi şekilde artırıyor.
Araştırmacılar, Lynch sendromuna sahip bireylerde özellikle bağırsak, rahim, yumurtalık, mide ve pankreas kanserlerinin görülme oranlarının genel nüfusa göre çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Bu nedenle geliştirilen aşı, risk taşıyan kişilerde hastalık ortaya çıkmadan önce bağışıklık sistemini harekete geçirerek anormal hücrelerin erken dönemde yok edilmesini hedefliyor.
MRNA TEKNOLOJİSİ KANSERLE MÜCADELEYE UYARLANDI
Pandemi döneminde Covid-19 aşılarıyla dünya genelinde tanınan mRNA teknolojisi, ilk kez geniş kapsamlı şekilde kanserin önlenmesi amacıyla kullanılacak. Geleneksel aşılardan farklı olarak çalışan sistem, vücuda herhangi bir virüs vermiyor. Bunun yerine hücrelere belirli genetik talimatlar göndererek bağışıklık sisteminin hangi hedeflere karşı savunma geliştirmesi gerektiğini öğretiyor.
Bilim insanları, aşının bağışıklık hücrelerini adeta eğiterek kanser oluşumuna yol açabilecek mutasyonları erkenden tanıyacak hale getirdiğini ifade ediyor. Böylece kanser hücreleri oluşmadan önce savunma mekanizması devreye girerek riskli hücreleri ortadan kaldırabilecek.
İLK GÖNÜLLÜLERDE TEST EDİLECEK
Araştırma kapsamında insan denemelerinin bu yaz başlaması planlanıyor. İlk aşamada aşının güvenliği, olası yan etkileri ve en etkili doz seviyesi değerlendirilecek. Çalışmanın ilerleyen yıllarda daha geniş katılımlı uluslararası klinik araştırmalarla sürdürülmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, elde edilecek sonuçların yalnızca Lynch sendromu taşıyan bireyler için değil, daha önce kanser tedavisi görmüş ve yeniden hastalığa yakalanma riski bulunan kişiler için de umut olabileceğini belirtiyor.
KANSERLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM BAŞLAYABİLİR
Araştırmacılar, bu çalışmanın başarılı olması halinde gelecekte genetik risk taşımayan kişiler için de benzer koruyucu kanser aşılarının geliştirilebileceğini ifade ediyor. Uzun vadede akciğer, meme, prostat ve diğer yaygın kanser türlerine karşı da önleyici aşı teknolojilerinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Bilim dünyası tarafından büyük heyecanla takip edilen proje, kanser tedavisinden çok kanserin oluşmasını engelleme fikrine odaklanması nedeniyle son yılların en dikkat çekici sağlık araştırmalarından biri olarak gösteriliyor. Eğer klinik çalışmalar beklenen başarıyı sağlarsa, kanserle mücadelede yeni bir çağın kapıları aralanabilir.









