Sakarya’da sarsıntı şiddetinin VII (Çok Güçlü) seviyesine ulaşabileceği belirtildi.17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen Marmara Bölgesi’ndeki deprem riski gündemdeki yerini koruyor. Bilim insanlarının fay hatları üzerinde gerçekleştirdiği yeni modelleme çalışmaları ise olası büyük bir depremin yalnızca İstanbul’u değil, çevre illeri de ciddi şekilde etkileyebileceğini gösteriyor.Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü’nden Dr. Öğretim Üyesi Yasemin Korkusuz Öztürk ve ekibi tarafından gerçekleştirilen 3 boyutlu dinamik simülasyon çalışmasında, Marmara Denizi’ndeki fay sistemi farklı deprem başlangıç noktaları ve kırılma senaryolarıyla modellendi.
100’DEN FAZLA DEPREM SENARYOSU İNCELENDİ
Araştırma kapsamında 100’ün üzerinde farklı senaryo üzerinde çalışıldı. Simülasyonlarda depremin hangi segmentte başlayabileceği, kırılmanın hangi yönde ilerleyebileceği ve çevre illerde oluşturabileceği sarsıntının etkileri değerlendirildi.Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri, Ana Marmara Fayı üzerinde başlayan bir kırılmanın doğuya doğru ilerlemesinin önünde kesin bir jeolojik bariyer bulunmadığı yönündeki tespit oldu.Buna göre Marmara Denizi’nde başlayan büyük bir kırılmanın doğu yönünde ilerleyerek 1999 Marmara Depremi’nde kırılan İzmit Fayı’nın batı ucuna kadar ulaşma potansiyeli bulunuyor.Bu senaryo, olası Marmara depreminin etkilerinin yalnızca İstanbul ve yakın çevresiyle sınırlı kalmayabileceğini; Kocaeli, Yalova ve Sakarya hattının da güçlü sarsıntıya maruz kalabileceğini gösteriyor.SAKARYA’DA SARSINTI ŞİDDETİ VII SEVİYESİNE ÇIKABİLİR
Simülasyonda Sakarya açısından öne çıkan noktalardan biri de beklenen sarsıntı şiddeti oldu.Marmara Denizi açıklarında 7.0 veya üzerinde büyüklükte bir deprem meydana gelmesi halinde, depremin merkezi İstanbul açıklarında olsa dahi Sakarya’nın sarsıntı dalgalarının güçlü şekilde ulaştığı bölgeler arasında kalabileceği değerlendirildi.Modellemeye göre Sakarya genelinde hissedilen sarsıntı şiddeti VII, yani “Çok Güçlü” seviyesine kadar ulaşabilir. Sakarya’nın simülasyon haritasında Kocaeli ve Yalova’nın ardından güçlü sarsıntının etkili olduğu iç halkalarda bulunması dikkat çekiyor.Burada deprem “büyüklüğü” ile bir noktadaki “sarsıntı şiddetinin” farklı kavramlar olduğu önem taşıyor. Büyüklük depremin açığa çıkardığı enerjiyi ifade ederken, şiddet belirli bir yerde depremin ne ölçüde hissedildiğini ve oluşturabileceği etkileri tanımlıyor.KIRILMA DOĞUYA DOĞRU İLERLEYEBİLİR
Dr. Öğretim Üyesi Yasemin Korkusuz Öztürk, araştırmanın önemli sonuçlarından birinin fay üzerindeki kırılmanın ilerleme potansiyeli olduğunu belirtti.Öztürk’ün değerlendirmesine göre Ana Marmara Fayı’nın herhangi bir segmentinde başlayan bir deprem, batıda Ganos’a, doğuda ise 1999 depreminde kırılan İzmit Fayı’nın batı ucuna kadar uzanan segmentleri tetikleme potansiyeli taşıyor.Model sonuçları ayrıca fay geometrisinin doğuya doğru ilerleyen bir kırılmayı kesin olarak durduracak bir bariyer oluşturmadığına işaret ediyor.Bu durum, Marmara’daki olası büyük bir deprem değerlendirilirken İstanbul’un yanı sıra Kocaeli ve Sakarya gibi doğudaki kentlerin de hazırlık çalışmalarında dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.1999 DEPREMİNİ YAŞAYAN SAKARYA İÇİN KRİTİK UYARI
Sakarya, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde en ağır kayıpların yaşandığı şehirlerden biri olmuştu. Aradan geçen 27 yılda afet yönetimi ve deprem hazırlıkları konusunda çeşitli çalışmalar yürütülürken, yapı stokunun güvenliği ve kentsel dönüşüm konusu önemini koruyor.Uzmanlar, yeni simülasyon sonuçlarının Sakarya’da özellikle deprem güvenliği açısından risk taşıyan yapıların tespit edilmesi ve dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor.KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN HIZLANDIRILMASI GEREKİYOR
Depreme hazırlığın yalnızca deprem meydana geldikten sonra uygulanacak müdahale planlarından ibaret olmadığına dikkat çekiliyor.1999 sonrasında Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) ve İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) gibi çalışmalar hayata geçirilirken, Sakarya açısından yapı stokunun depreme karşı dayanıklılığının artırılması en önemli başlıklardan biri olmaya devam ediyor.Özellikle eski, mühendislik hizmeti yetersiz veya deprem performansı konusunda soru işaretleri bulunan yapıların incelenmesi; gerekli durumlarda güçlendirme ya da dönüşüm süreçlerinin uygulanması büyük önem taşıyor.SADECE BİNALAR DEĞİL, AFET HAZIRLIĞI DA ÖNEMLİ
Uzmanlara göre olası Marmara depremine hazırlık yalnızca binaların yenilenmesiyle sınırlı tutulmamalı. Afet toplanma alanlarının hazır tutulması, ulaşım ve haberleşme altyapısının güçlendirilmesi, vatandaşların bilinçlendirilmesi ve düzenli deprem tatbikatlarının yapılması da hazırlık sürecinin önemli parçaları arasında bulunuyor.100’ün üzerinde senaryonun değerlendirildiği 3 boyutlu simülasyon çalışması, Marmara Denizi’nde meydana gelebilecek büyük bir depremin bölgesel sonuçlar doğurabileceğini gösterirken, 1999 depreminin ağır izlerini taşıyan Sakarya için kentsel dönüşüm ve afet hazırlıklarının vakit kaybetmeden sürdürülmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.