Takvimler 17 Ağustos 1999’u gösterdiğinde Sakarya sıradan bir yaz gecesine uyumuştu. Ancak saat 03.02’de başlayan şiddetli sarsıntı, yalnızca 45 saniye içerisinde şehrin kaderini değiştirdi.Evlerinde uykuda yakalanan binlerce kişi ne olduğunu anlayamadan kendisini büyük bir felaketin ortasında buldu. Binalar çöktü, yollar enkazlarla kaplandı, elektrikler kesildi. Gecenin karanlığına yardım çığlıkları karıştı.O gece Sakarya’da yalnızca betonlar, duvarlar ve binalar yıkılmadı. Aileler parçalandı, çocuklar anne ve babalarını, anne babalar çocuklarını, insanlar eşlerini, kardeşlerini, yakınlarını ve komşularını kaybetti.
45 SANİYE, BİNLERCE HAYAT
Depremin sürdüğü 45 saniye, onu yaşayanların hafızasında yıllara yayılan bir acıya dönüştü.Adapazarı başta olmak üzere şehrin birçok noktasında büyük yıkım meydana geldi. Enkaz altında kalanlara ulaşmak için insanlar daha gün ağarmadan elleriyle beton parçalarını kaldırmaya çalıştı.Profesyonel ekiplerin yanı sıra vatandaşlar da kurtarma çalışmalarına katıldı. Enkazların başında saatlerce, hatta günlerce yakınlarından gelecek bir sesi bekleyenler oldu.Kimi o enkazın altından ailesine kavuşarak çıktı, kimi ise hayatının en ağır haberini aldı.Sabah olduğunda artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.
ŞEHRİN SOKAKLARINDA ENKAZ, YÜREKLERDE TARİFSİZ ACI
Güneş doğduğunda depremin Sakarya’da bıraktığı tablo bütün ağırlığıyla ortaya çıktı.Bir gece önce insanların yaşadığı, çocukların oyun oynadığı, ailelerin sofraya oturduğu çok sayıda bina artık enkaz halindeydi.İnsanlar yakınlarının isimlerini bağırıyor, enkazlardan gelecek en küçük sese kulak veriyor, umutlu bir haber bekliyordu.Şehirde zaman adeta durmuştu.Depremden sağ kurtulanların bir bölümü evlerine giremedi. Açık alanlar, parklar ve güvenli görülen bölgeler geçici yaşam alanlarına dönüştü. Artçı sarsıntılar devam ederken insanlar hem yaşadıkları korkuyla hem de kaybettikleri yakınlarının acısıyla mücadele etti.
SAKARYA’DA 3 BİN 891 CAN KAYBI
17 Ağustos Marmara Depremi, Türkiye'nin yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olarak kayıtlara geçti.Depremden ağır şekilde etkilenen illerde açıklanan can kayıpları şöyle kayıtlara geçti:
- Kocaeli: 9 bin 477
- Sakarya: 3 bin 891
- Yalova: 2 bin 504
- İstanbul: 981
- Bolu: 270
- Bursa: 268
- Eskişehir: 86
- Zonguldak: 3
Sakarya, binlerce vatandaşını kaybettiği felaketin en ağır acısını yaşayan şehirlerden biri oldu.Her rakamın arkasında ise yarım kalan bir hayat, bir aile, bir hikâye ve yıllardır dinmeyen bir özlem vardı.
27 YILDA ŞEHİR DEĞİŞTİ, HATIRALAR DEĞİŞMEDİ
Felaketin üzerinden geçen 27 yılda Sakarya büyük ölçüde değişti.Depremin ardından yeni binalar yükseldi, yollar ve caddeler yenilendi, şehrin birçok bölgesi yeniden şekillendi. O yıllarda çocuk olanlar bugün yetişkin oldu, depremden sonra dünyaya gelen yeni nesiller ise 17 Ağustos'u ailelerinin anlattıkları ve geçmişten kalan görüntülerle öğrendi.Ancak o geceyi yaşayanlar için bazı görüntüler hiç eskimedi.Yıkılmış bir bina, enkaz başında çekilmiş bir fotoğraf, kaybedilen bir yakının görüntüsü veya yıllardır saklanan küçük bir hatıra, 27 yıl sonra bile insanları birkaç saniye içerisinde o geceye götürebiliyor.Çünkü şehir yeniden kurulsa da hafızalardaki bazı enkazlar hiç kaldırılamadı.
HER 17 AĞUSTOS’TA AYNI ACI
17 Ağustos tarihi Sakarya için yalnızca takvimdeki bir gün değil.Her yıl bu tarih yaklaştığında depremde kaybedilenler yeniden hatırlanıyor, mezarlıklar ziyaret ediliyor ve dualar ediliyor.Özellikle saat 03.02, Sakarya'nın hafızasında farklı bir anlam taşıyor.27 yıl önce tam o dakikada başlayan sarsıntı, binlerce insanın hayatını “depremden önce” ve “depremden sonra” olmak üzere ikiye ayırdı.Aradan geçen yıllara rağmen depremi yaşayanların anlattığı hikâyelerde aynı korku, aynı çaresizlik ve aynı özlem var.
FOTOĞRAFLAR ESKİDİ, ACILAR ESKİMEDİ
17 Ağustos'tan geriye kalan fotoğrafların renkleri soldu.O gün kullanılan araçlar değişti, sokakların görüntüsü farklılaştı, enkazların bulunduğu yerlerde bugün bambaşka yapılar yükseldi.Fakat fotoğrafların anlattığı hikâyeler değişmedi.Bir enkazın başında yakınını bekleyen baba, çocuğunun fotoğrafını taşıyan anne, kurtarma ekiplerinden gelecek iyi haberi bekleyen aileler ve birbirine yardım etmek için seferber olan binlerce insan...Hepsi Sakarya'nın ortak hafızasının bir parçası olarak kaldı.
17 AĞUSTOS AYNI ZAMANDA BİR UYARI
Geçen 27 yıl, 17 Ağustos'un yalnızca geçmişte yaşanmış büyük bir felaket olmadığını da gösterdi.Deprem gerçeğiyle yaşayan Sakarya için güvenli yapılaşma, kentsel dönüşüm, afet hazırlığı ve toplumun deprem konusunda bilinçlendirilmesi hayati önem taşımaya devam ediyor.Çünkü 17 Ağustos'ta yaşanan acıları unutmamak, yalnızca hayatını kaybedenleri anmak değil; aynı zamanda aynı acıların yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak anlamına geliyor.
SAKARYA UNUTMADI, UNUTMAYACAK
Bugün 17 Ağustos 1999'un üzerinden tam 27 yıl geçti.Şehir değişti.Sokaklar değişti.Binalar değişti.Yeni hayatlar kuruldu.Ama saat 03.02 değişmedi.O 45 saniyenin Sakarya'nın hafızasına bıraktığı iz de değişmedi.Bazı acılar yıllarla azalmaz, bazı fotoğraflar eskise bile anlattıkları hiçbir zaman eskimez.17 Ağustos, Sakarya için böyle bir tarih olarak yaşamaya devam ediyor.
27 yıl geçti… Sakarya o geceyi unutmadı, kaybettiklerini unutmadı ve unutmayacak.17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarına ve o büyük felaketin acısını hâlâ yüreğinde taşıyan herkese sabır diliyoruz.