Dijital Tehlike Büyüyor: Oyun, Algoritma ve Şiddet

TAKİP ET

DİJİTAL TEHLİKE BÜYÜYOR! OYUNLA BAŞLIYOR, ALGORİTMA İLE DERİNLEŞİYOR: 'KRİMİNAL İLETİŞİM' UYARISI Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırıları sonrası gözler yeniden çocukların dijital dünyadaki maruziyetine çevrildi. Olaylara karışan isimlerin yoğun şekilde şiddet içerikli oyunlar oynadığı ve sosyal medya gruplarında aktif olduğu bilgisi, tartışmayı daha da büyüttü.

Uzmanlara göre mesele yalnızca oyunlar değil. Asıl risk, bu içeriklerin dijital platformlar üzerinden sürekli tekrar edilmesi ve çocukların zihninde normalleşmesi.

“ŞİDDET DİJİTALDE ÖĞRENİLİP GERÇEĞE TAŞINABİLİR”

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, dijital ortamda kontrolsüz geçirilen sürenin ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Özellikle uzun süreli ve şiddet temalı içeriklere maruz kalan çocuklarda empati kaybı, duyarsızlaşma ve gerçeklik algısında bozulma görülebileceğini belirtti.

Eraslan’a göre burada kritik kavram “kriminal iletişim”. Bu kavram; şiddetin dil, semboller ve rol modeller üzerinden aktarılması ve çocukların bunu içselleştirerek gerçek hayata yansıtması anlamına geliyor.

SORUN SADECE OYUN DEĞİL, ALGORİTMA ETKİSİ

PUBG, Roblox, Grand Theft Auto, Call of Duty ve Fortnite gibi popüler oyunlar yeniden gündeme gelirken, uzmanlar tek başına oyunları hedef almanın yetersiz olduğunu söylüyor.

Asıl tehlike, bu içeriklerin algoritmalar tarafından sürekli benzer içeriklerle beslenmesi. Çocuk bir kez şiddet temalı içerikle karşılaştığında, platformlar onu benzer videolar, yayınlar ve gruplarla baş başa bırakabiliyor. Bu da süreci derinleştiriyor.

KAPALI GRUPLAR VE CANLI YAYINLAR RİSKİ ARTIRIYOR

Telegram gibi kapalı yapıya sahip platformlar, denetimin zor olması nedeniyle dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu tür alanlarda “kriminal iletişim” çok daha hızlı yayılıyor.

Öte yandan Twitch ve Kick gibi canlı yayın platformlarında şiddetin görünür hale gelmesi ve izlenme üzerinden ödüllendirilmesi, gençler arasında bu davranışın bir “gösteri” haline gelmesine neden olabiliyor.

UZMANLARDAN NET UYARI: “SAHİPSİZ DİJİTAL ÇOCUKLUK”

Eraslan, sorunun temelinde denetimsiz bir dijital büyüme süreci olduğuna dikkat çekiyor. “Sahipsiz dijital çocukluk” olarak tanımlanan bu durum, çocukların rehbersiz şekilde algoritmaların yönlendirmesine bırakılması anlamına geliyor.

PEKİ NE YAPILMALI?

Uzmanlara göre çözüm tek taraflı değil, çok katmanlı:

Aileler çocukların sadece ekran süresini değil, ne izlediğini de takip etmeli

Okullarda dijital okuryazarlık eğitimi güçlendirilmeli

Riskli çocuklar için erken uyarı ve destek sistemleri kurulmalı

Platformlar yaş doğrulama ve içerik denetiminde daha aktif rol almalı

Devlet kurumları, aile ve okul iş birliğini güçlendiren politikalar üretmeli

Dijital dünya artık hayatın merkezinde. Ancak kontrolsüz bırakıldığında, sadece ekranın arkasında kalmayan sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, bu sürecin doğru yönetilmemesi halinde benzer olayların artabileceği konusunda uyarıyor.