☰
✕

Kongo'da Ebola Alarmı: Can Kaybı 3 Bine Yaklaştı, Salgın 60 Bölgeye Yayıldı

TAKİP ET

Kongo'da Ebola Felaketi Büyüyor: Can Kaybı 3 Bine Yaklaştı Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde mayıs ayında ilan edilen Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor. Doğrulanmış vaka sayısı 6 bin 41'e, yaşamını yitirenlerin sayısı ise 2 bin 911'e yükseldi. Altı eyalette 60 sağlık bölgesine ulaşan salgın, vaka sayısı bakımından ülke tarihinin en büyük Ebola salgını oldu.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda başlayan Ebola salgını, alınan önlemlere rağmen yayılmayı sürdürüyor. Ülkenin Sağlık Bakanlığı tarafından 31 Ağustos 2026 itibarıyla paylaşılan verilere göre, salgının başlangıcından bu yana 6 bin 41 vaka laboratuvar testleriyle doğrulandı. Virüs nedeniyle 2 bin 911 kişi yaşamını yitirirken, bin 366 hasta ise tedavilerinin ardından sağlığına kavuştu.

SALGIN 60 SAĞLIK BÖLGESİNE YAYILDI

İlk vakaların yoğun olarak görüldüğü Ituri eyaleti, salgının merkezi olmaya devam ediyor. Ancak virüsün zaman içinde farklı bölgelere taşınmasıyla salgının etki alanı önemli ölçüde genişledi.

Ebola vakalarının görüldüğü eyaletler şöyle sıralandı:

Ituri

Kuzey Kivu

Güney Kivu

Haut-Uele

Bas-Uele

Tshopo

Toplam 60 sağlık bölgesini etkileyen salgın nedeniyle müdahale çalışmalarının özellikle Ituri, Kuzey Kivu ve Haut-Uele eyaletlerinde yoğunlaştırıldığı bildirildi. Dünya Sağlık Örgütünün 23 Ağustos tarihli raporunda 5 bin 584 vaka ve 2 bin 680 ölüm açıklanmış, 57 sağlık bölgesinde bulaşın sürdüğü belirtilmişti. Son veriler, salgının yalnızca birkaç gün içerisinde daha da büyüdüğünü gösterdi.

ÜLKE TARİHİNİN EN BÜYÜK EBOLA SALGINI

Mevcut salgın, doğrulanmış vaka sayısı bakımından Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde kaydedilen en büyük Ebola salgını olarak tarihe geçti. Ülkede daha önce en ağır salgın, 2018-2020 yılları arasında yaşanmıştı.

Yetkililer, salgının yayılmasında nüfus hareketliliği, çatışmalar, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve bazı bölgelerdeki güvenlik risklerinin etkili olduğunu belirtiyor. Sağlık çalışanlarının uzak yerleşimlere ulaşmakta zorlanması, hastaların ve temaslı kişilerin zamanında tespit edilmesini güçleştiriyor.

Bölgedeki şiddet olayları ve kitlesel yer değiştirmeler de virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor.

SALGININ NEDENİ BUNDIBUGYO VİRÜSÜ

Laboratuvar incelemeleri, salgının Ebola virüsünün nadir türlerinden biri olan Bundibugyo’dan kaynaklandığını ortaya koydu. Mevcut durumda bu tür için onaylanmış özel bir aşı veya tedavi bulunmuyor.

Daha önceki salgınlarda kullanılan Ervebo aşısı, Ebola’nın Zaire türüne karşı geliştirilmiş durumda. Bundibugyo türüne yönelik aşı ve tedavi çalışmaları ise klinik araştırma aşamasında bulunuyor.

SALGIN MAYIS AYINDA İLAN EDİLMİŞTİ

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki salgın, Ituri eyaletinde bildirilen 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs 2026’da resmen ilan edildi. İlk laboratuvar incelemelerinde şüpheli vakalardan alınan 13 numunenin 8’inde Bundibugyo türü Ebola virüsü tespit edildi.

Dünya Sağlık Örgütü, salgının bölgesel ve uluslararası risk oluşturması nedeniyle 17 Mayıs’ta “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan etti.

SINIR ÖTESİ YAYILMA ENDİŞESİ

Kongo’daki salgının komşu ülkelere taşınma ihtimali de yakından takip ediliyor. Özellikle ticaret yolları, sınır geçişleri ve yerinden edilmiş kişilerin yoğun hareketliliği risk oluşturuyor.

Sağlık ekipleri; vaka tespiti, temaslıların izlenmesi, hastaların izolasyonu ve güvenli defin işlemleri için çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bazı yerleşimlerde sağlık ekiplerine yönelik güvenlik tehditleri ve geleneksel defin uygulamaları, salgınla mücadeleyi güçleştiriyor.

EBOLA NASIL BULAŞIYOR?

Ebola virüsü; enfekte kişilerin kanı, vücut sıvıları veya bu sıvılarla temas etmiş eşyalar üzerinden bulaşabiliyor. Hastalığın ilk belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve boğaz ağrısı bulunuyor.

İlerleyen dönemlerde kusma, ishal, organ fonksiyonlarında bozulma ve bazı hastalarda iç ya da dış kanama görülebiliyor. Uzmanlar, hastalığın erken teşhis edilmesinin hem tedavi şansının artırılması hem de bulaş zincirinin kırılması açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor.

EBOLA İLK KEZ 1976’DA ORTAYA ÇIKTI

Ebola virüsü ilk kez 1976 yılında Sudan’ın Nzara bölgesi ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Yambuku kentinde eş zamanlı salgınlarla tespit edildi. Kongo’daki ilk vakaların Ebola Nehri yakınındaki bir yerleşimde görülmesi nedeniyle hastalığa bu nehrin adı verildi.

Virüsün yol açtığı en büyük küresel sağlık krizlerinden biri ise 2013’ün sonunda Batı Afrika’da başladı. Gine, Liberya ve Sierra Leone’yi etkileyen salgında on binlerce kişiye virüs bulaşırken, 11 binden fazla insan hayatını kaybetti.