☰
✕

SEL SONRASI HASTALIK RİSKİ! UZMANINDAN SU VE GIDA UYARISI

TAKİP ET

SEL SONRASI HASTALIK RİSKİNE DİKKAT! UZMANINDAN SU VE GIDA UYARISI Şiddetli yağışların ardından kirlenen su kaynakları ve gıdalar, enfeksiyon riskini artırabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Alyeşil, sel sonrasında ishal, bulantı ve kusma gibi şikâyetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek özellikle çocuklar ve yaşlılar için dikkatli olunmasını istedi.

İstanbul’da etkili olan yoğun yağışlar ve su baskınları, selin ardından ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını da gündeme getirdi. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Alyeşil, yağmurun dinmesiyle tehlikenin tamamen ortadan kalkmadığını, su ve gıda güvenliğinde yaşanan sorunların günler sonra hastalık belirtileriyle kendini gösterebildiğini anlattı.

İÇME SUYU VE GIDA GÜVENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR

Sel sırasında içme suyu altyapısının zarar görmesi, temiz su kaynaklarının kirlenmesine yol açabiliyor. Kirlenmiş suyun içilmesi veya gıda hazırlığında kullanılması ise bağırsak enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü de sel sonrasında güvenli içme suyuna erişimin ve hijyenin önemine dikkat çekiyor. Sel suyunun bulaşık yıkamada, diş fırçalamada veya yiyecek hazırlamada kullanılmaması; doğrudan sel suyuyla temas eden gıdaların tüketilmemesi gerekiyor.

SEBZE VE MEYVELERİ YIKARKEN KULLANILAN SUYA DİKKAT

Alyeşil, iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerin tüketilmesinin enfeksiyon açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Gıdaların temizliğinde güvenli su kullanılması önem taşırken, sel suyuyla temas etmiş ürünlerin yalnızca yıkanarak güvenli hâle geldiği düşünülmemeli. Dünya Sağlık Örgütü, bu gıdaların atılmasını öneriyor.

ÇOCUKLAR VE YAŞLILARDA SIVI KAYBI DAHA AĞIR SEYREDEBİLİYOR

Yoğun yağışların ardından muayeneye başvuran hastaların şikâyetlerinde değişiklik görülebildiğini anlatan Alyeşil, ishal, bulantı ve kusmanın öne çıkabildiğini söyledi.

Bu belirtilerle seyreden bağırsak enfeksiyonlarında sıvı kaybının özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar açısından daha ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Alyeşil, şikâyetlerin kendiliğinden geçmesini bekleyerek sağlık kuruluşuna başvurunun ertelenmemesi gerektiğini ifade etti.

KİRLİ SUYLA BULAŞABİLEN HASTALIKLAR

Alyeşil, kirlenmiş su ve gıdalarla bulaşabilen hastalıklar arasında hepatit A, amipli ishal, norovirüs ve rotavirüs kaynaklı bağırsak enfeksiyonlarına dikkat çekti. Tifo ve kolera da su ve sanitasyon koşullarının bozulduğu ortamlarda risk oluşturabilen hastalıklar arasında bulunuyor. Bu risklerin varlığı, sel yaşanan bir bölgede söz konusu hastalıkların görüldüğü anlamına gelmiyor.

SEL SUYUYLA TEMAS DA RİSK TAŞIYOR

Sağlık açısından tehlike yalnızca kirli suyun içilmesiyle sınırlı kalmıyor. Sel suyu ve çamurla temas, özellikle açık yarası bulunan kişilerde enfeksiyon riskini artırabiliyor.

Enfekte hayvanların idrarıyla kirlenmiş su ve toprak, leptospiroz hastalığının bulaşmasına neden olabiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, sel suyuna girilmemesini, yaraların su geçirmez biçimde kapatılmasını ve kirlenmiş alanlarda koruyucu giysi ile ayakkabı kullanılmasını öneriyor.

EVLERDE KÜF, ELEKTRİK VE ZEHİRLENME TEHLİKESİ

Su basan yapılarda oluşan nem ve küf, özellikle astımı ve alerjisi bulunan kişilerde solunum şikâyetlerini artırabiliyor. Alyeşil, kapalı alanlarda jeneratör çalıştırılmasının veya mangal yakılmasının karbonmonoksit zehirlenmesine yol açabileceği uyarısında da bulundu.

Islanmış elektrikli cihazların kullanılmaması ve elektrik tesisatının uzman kontrolünden geçirilmesi gerekiyor. Jeneratörler ise kapalı alanlarda çalıştırılmamalı; kapı, pencere ve havalandırma açıklıklarından uzakta kullanılmalı.

BELİRTİLERİ GÖRMEZDEN GELMEYİN

Alyeşil, sel sonrasında ateş, ishal, kusma, gözlerde veya ciltte sararma, göz kızarıklığı ve döküntü gibi belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sağlık kuruluşuna başvururken sel suyu ya da çamurla temas bilgisinin de paylaşılması önem taşıyor.