Epilepsi çoğu zaman şiddetli kasılmalarla akla gelse de, özellikle çocuklarda hastalık çok daha silik belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Kısa süreli dalıp gitmeler, ani donakalma anları ya da fark edilmesi zor davranış değişimleri, aileler tarafından sıkça yorgunluk veya dikkat dağınıklığı olarak yorumlanabiliyor. Oysa uzmanlar, bu tekrar eden “sessiz” tabloların epilepsinin erken işaretleri olabileceği uyarısında bulunuyor.
Her nöbet kasılmayla seyretmeyebilir
Çocuk Nörolojisi alanında çalışan Prof. Dr. Betül Kılıç, epilepsinin tek tip bir hastalık olmadığını vurguluyor. Bazı çocuklarda belirgin kasılmalar görülürken, bazılarında birkaç saniyelik bilinç kopuklukları, ani dalmalar ya da çevreyle teması kesme gibi çok daha hafif bulgular ortaya çıkabiliyor. Sabah saatlerinde ellerde ani sıçramalar, kısa süreli korku hissi, nedeni açıklanamayan koku veya tat algıları da nöbetin farklı yansımaları arasında yer alabiliyor.
Uzmanlara göre okul başarısında ani düşüş, sabahları fark edilen dil ısırıkları, ağız içi kanamalar veya açıklanamayan küçük yaralanmalar da gece fark edilmeden geçirilen nöbetlerin ipucu olabiliyor. Gün içinde sık yaşanan dalgınlık halleri ise en çok gözden kaçan belirtiler arasında bulunuyor.
Nöbet anında yapılması ve yapılmaması gerekenler
Nöbet sırasında doğru yaklaşımın hayati önemde olduğuna dikkat çekiliyor. Çocuğun yan yatırılması, solunum yolunun açık tutulması ve çevredeki sert cisimlerden uzaklaştırılması gerekiyor. Ağız içine herhangi bir cisim koymak, su ya da kolonya dökmek ise kesinlikle önerilmiyor. Nöbet süresinin not edilmesi ve mümkünse o anın video kaydının alınması, tanı sürecinde hekimlere önemli bilgiler sağlıyor. Nöbet beş dakikadan uzun sürerse, zaman kaybetmeden acil sağlık hizmetlerine başvurulması gerektiği belirtiliyor.
Günlük yaşam nöbetleri etkileyebiliyor
Epilepside düzenli yaşam alışkanlıklarının tedavinin önemli bir parçası olduğu ifade ediliyor. Uykusuzluk, nöbetleri en sık tetikleyen faktörlerin başında geliyor. Bunun yanı sıra ilaçların önerilen doz ve saatlerde aksatılmadan kullanılması büyük önem taşıyor. Atlanan dozların kandaki ilaç seviyesini düşürerek nöbet riskini artırabildiği vurgulanıyor. Bazı çocuklarda parlak ve yanıp sönen ışıkların da tetikleyici olabildiği, bu nedenle ekran süresinin kontrollü tutulması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi gerektiği hatırlatılıyor.
Uzmanlar, epilepsinin erken tanı ve doğru tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirterek, ailelerin tekrarlayan ve açıklanamayan dalgınlıkları ciddiye almasının önemine dikkat çekiyor.






