Normal koşullarda çocuklarda tiroid bezi dışarıdan fark edilmez ve elle muayenede hissedilmez. Ancak bez büyüdüğünde, yani guatr geliştiğinde boyunda şişlik olarak gözle görülebilir veya elle muayene sırasında fark edilebilir. Guatr varlığı her zaman hormon bozukluğu anlamına gelmez. Tiroid hormon düzeyleri normal olan çocuklarda yalnızca bezin büyümüş olması, her zaman ilaç tedavisi gerektirmez. Buna karşılık, bazı durumlarda tiroid bezi normal boyutlarda olsa bile hormon üretimi yetersiz olabilir. Bu tabloya hipotiroidi adı verilir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Tiroid hormonlarının az salgılanması hipotiroidi, fazla salgılanması ise hipertiroidi olarak tanımlanır. Çocukluk çağında hipotiroidi, hipertiroidiye kıyasla daha sık görülür. Hipotiroidide; halsizlik, çabuk yorulma, üşüme, kabızlık, saç dökülmesi, dikkat dağınıklığı ve uykuya eğilim gibi belirtiler ön plana çıkar. En önemli uyarıcı bulgu ise büyüme hızının yavaşlamasıdır. Boy uzaması duraklarken kilo artışının devam etmesi, çocuklarda hipotiroidi açısından önemli bir ipucu olarak kabul edilir. Hipertiroidide ise kilo kaybı, sinirlilik, çarpıntı, ellerde titreme, terleme artışı ve ishal gibi şikâyetler görülebilir. Her iki tabloda da guatr bulunabilir ancak bu zorunlu değildir.
Tiroid hastalıklarının çocukluk çağındaki en sık nedenlerinden biri Hashimoto tiroiditidir. Otoimmün bir hastalık olan Hashimoto’da bağışıklık sistemi tiroid bezini yabancı gibi algılayarak antikorlar üretir. Bu durum zamanla bezin yapısında ve çalışma düzeninde bozulmaya yol açar. Kız çocuklarında daha sık görülür ve özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkma olasılığı artar. Hashimoto tiroiditi bazı çocuklarda belirti vermeden yalnızca guatrla seyredebilirken, bazı olgularda hipotiroidiye bağlı şikâyetler ön planda olabilir.
Hashimoto hastalığının doğrudan hastalığı ortadan kaldıran özel bir tedavisi yoktur. Tedavinin temelini, tiroid bezinin yetersiz çalıştığı durumlarda eksik olan hormonun dışarıdan verilmesi oluşturur. Çocuklarda bu hastalık için cerrahi ya da lazer gibi girişimsel yöntemler önerilmez. Tedavi düzenli takip gerektirir ve hormon düzeylerine göre ilaç dozları zaman içinde ayarlanabilir.
Tanı sürecinde kanda TSH, T3 ve T4 hormon düzeyleri ölçülür. Gerekli görülen hastalarda anti-TPO ve anti-tiroglobulin gibi otoantikor testleri yapılır. Tiroid ultrasonografisi bezin yapısını değerlendirmek için sık kullanılan bir yöntemdir. Çok sınırlı olgularda tiroid sintigrafisi veya ince iğne aspirasyon biyopsisi gerekebilir. Tedavi süresi çocuğun yaşına, hastalığın tipine ve hormon düzeylerine göre değişiklik gösterebilir. Düzenli doktor kontrolü ve laboratuvar takibi, çocuklarda tiroid hastalıklarının sağlıklı yönetimi açısından büyük önem taşır.









