P ve S Dalgaları Arasındaki Fark Hayat Kurtarabiliyor
Jeoloji yüksek mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremde fay hattının tamamının kırılmadığını ve daha büyük bir depremin hala beklenebileceğini belirtti. Tüysüz, erken uyarı sistemlerinin temelinde, deprem sonrası yayılan P ve S dalgaları arasındaki zaman farkının kullanıldığını vurguladı. Bu fark sayesinde elektrik ve doğal gaz gibi sistemlerin otomatik olarak kesilebildiğini, trenlerin durdurulabildiğini ifade etti.
Ancak Süre Kısıtlı: “Bazen Sadece 1 Saniyeniz Olabilir”
Tüysüz, uyarıların insanlara bazen sadece birkaç saniyelik kaçış süresi tanıyabildiğini, bunun da İstanbul gibi fay hattına yakın bölgelerde sınırlı bir avantaj sağladığını kaydetti. Ayrıca, uyarıların panik nedeniyle ters etkilere yol açabileceğine de dikkat çekti.
Sistem Android Cihazlarla Çalışıyor, İnternet Bağlantısı Şart
Bilişim uzmanı Osman Demircan ise, sistemin yalnızca Android işletim sistemli cihazlarda çalıştığını ve internet bağlantısının zorunlu olduğunu belirtti. Telefonlar hareketsizken titreşimleri algılayarak veri merkezine sinyal gönderiyor ve bu veriler birçok cihazdan toplanarak analiz ediliyor. Böylece, depremin başlamasından saniyeler sonra uyarı mesajı gönderiliyor.
“5 Saniye Bile Hayat Kurtarabilir”
Demircan, sistemin istatistiksel analiz ve yapay zeka desteğiyle güvenilir çalıştığını belirterek, “Depremden sonra izlediğim videolarda, 5 saniyelik bildirim sayesinde evini terk eden aileler gördüm. Bu birkaç saniyelik fark, büyük depremlerde hayat kurtarıcı olabilir” dedi.
Uyarı Sistemleri Gelişiyor Ama Yaygın Kullanım İçin Zamana İhtiyaç Var
Uzmanlar, Türkiye’de Kandilli Rasathanesi gibi kurumların da benzer sistemler üzerinde çalıştığını ancak henüz halk düzeyinde yaygın ve güvenilir kullanım için geliştirme sürecinin sürdüğünü belirtiyor.
Deprem uyarısı almak isteyen Android kullanıcılarının, telefonlarındaki deprem uyarı özelliğini aktif hale getirmesi, konum servislerini açması ve internet bağlantısına dikkat etmesi gerekiyor.












