132 binden fazla kişi takip edildi
Araştırma kapsamında 2006-2021 yılları arasında Danimarka’da yaşayan ve tamamında tip 2 diyabet bulunan 132 bin 585 kişinin sağlık verileri incelendi. Takip süresi boyunca katılımcıların yüzde 2,7’sinde demans geliştiği tespit edildi.
Kolesterol düşürücü ilaç tedavisine erken başlayan kişilerin 10 yıllık süreçte demansa yakalanma riskinin, bu ilaçları kullanmayanlara göre yüzde 15 daha düşük olduğu belirlendi. Tedaviye daha ileri yaşlarda başlayanlarda ise riskteki azalmanın yüzde 10 seviyesinde kaldığı hesaplandı.
Tedavinin zamanlaması önem taşıyor
Araştırmayı sunan Dr. Tummas Ternhamar, elde edilen sonuçların demans riskinin tek bir etkene bağlı olmadığını ve farklı risk faktörlerinin birlikte kontrol altına alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti.
Yüksek LDL kolesterolün özellikle orta yaşlardan itibaren tespit edilerek tedavi edilmesinin önemine değinen Ternhamar, araştırmanın zamanlama açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Bulgular, kolesterol tedavisine erken başlanmasının beyin sağlığının korunmasına daha fazla katkı sağlayabileceğine işaret etti.
Damar sağlığının korunması beyni de etkileyebilir
Araştırmacılar, kolesterol ilaçlarının demans riskindeki olası azaltıcı etkisinin damar sağlığıyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Yüksek LDL kolesterol, beyni besleyen damarlarda daralma ve sertleşmeye neden olabiliyor.
Beyne ulaşan kan akışının azalması; iskemik felç, damar hasarı ve beyin dokusunda bozulma gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bu süreçlerin de ilerleyen dönemlerde demans gelişme ihtimalini artırabileceği belirtiliyor.
Kolesterol ilaçlarının LDL seviyesini düşürerek damar sertliğine karşı koruma sağlaması; beyin damarlarındaki ateroskleroz, kan akışında azalma ve doku hasarı risklerini sınırlandırabilir. Ancak bu mekanizmanın demansı doğrudan önleyip önlemediği henüz kesin olarak kanıtlanmış değil.
Demans vakalarının yüzde 45’i önlenebilir veya geciktirilebilir
Daha önce yayımlanan araştırmalarda, yaşam boyunca değiştirilebilir 14 risk faktörüne müdahale edilmesi halinde demans vakalarının yaklaşık yüzde 45’inin önlenebileceği ya da geciktirilebileceği belirtilmişti.
Orta yaş döneminden itibaren yüksek LDL kolesterolün belirlenmesi ve kontrol altına alınması da bu faktörler arasında gösteriliyor. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, diyabet ve tansiyonun kontrolü, sigaranın bırakılması ve sosyal yaşamın sürdürülmesi de beyin sağlığını koruyan önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Uzmanlardan önemli uyarı
Bilim insanları, araştırmanın gözlemsel nitelikte olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, kolesterol ilaçlarının demansı doğrudan önlediğini kanıtlamıyor; yalnızca ilaç kullanımı ile daha düşük demans riski arasında bir ilişki bulunduğunu gösteriyor.
Dr. Honorine Lebraud, çalışmanın kalp-damar sağlığı ile beyin sağlığı arasındaki bağlantıyı destekleyen bilimsel verilere önemli katkı sunduğunu belirtti. Ancak kolesterol ilaçlarının demans üzerindeki doğrudan etkisinin anlaşılabilmesi için kontrollü ve uzun süreli yeni araştırmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Uzmanlar ayrıca hastaların yalnızca demans riskini azaltmak amacıyla kendi başlarına kolesterol ilacına başlamaması, mevcut tedavilerini bırakmaması veya doz değişikliği yapmaması gerektiğini hatırlatıyor. Tedavi kararlarının mutlaka doktor değerlendirmesiyle verilmesi gerekiyor.










