Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala okullarda alınacak sağlık ve güvenlik önlemleri yeniden gündeme geldi. Bu kapsamda öğrencilerin kantinlerden satın aldığı ürünlerin besin değerlerini iyileştirmeye yönelik önemli bir adım atılıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında 2019 yılında imzalanan protokol doğrultusunda hazırlanan “Okul Gıdası Logosu” uygulamasında sona gelindi. Sistem sayesinde çocukların tüketimine sunulan ürünlerin içerikleri daha yakından takip edilecek.
İlk aşamada gerekli şartları karşılayan 675 ürün, “Okul Gıdası Logosu” kullanmaya hak kazanarak okul kantinlerinin raflarına girecek.
Şeker, tuz ve yağ oranları dikkate alınacak
Uygulama kapsamında okul kantinlerinde satılacak ürünler, özellikle şeker, tuz ve yağ oranları açısından değerlendirilecek. Belirlenen beslenme kriterlerine uygun olan ürünler özel bir logoyla işaretlenecek.
Böylece öğrenciler ve veliler, kantinlerde daha sağlıklı seçenekleri kolaylıkla ayırt edebilecek. Uygulamayla çocukluk çağında dengeli beslenme alışkanlığının geliştirilmesi ve sağlıksız ürün tüketiminin azaltılması amaçlanıyor.
Üç bakanlık ortak çalışma yürütüyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, projenin üç bakanlığın ortak çalışmasıyla yürütüldüğünü belirtti.
Güvenilir gıdaya erişimin bakanlığın temel görevleri arasında bulunduğunu ifade eden Kaplan, okul çağındaki çocukların yeterli ve dengeli beslenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Kaplan, okul kantinlerinde yapılacak düzenlemelerin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü dile getirdi. Sağlıklı beslenme alışkanlığının evde başladığına dikkat çeken Kaplan, çocukların okul dışında marketlerden ve farklı satış noktalarından da gıdaya ulaşabildiğini hatırlattı.
Gıda okuryazarlığına dikkat çekildi
Uygulamanın yalnızca ürünlere logo verilmesinden ibaret olmadığını belirten Kaplan, çocuklarda gıda okuryazarlığı bilincinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ürün etiketlerinin doğru okunması, besin içeriklerinin değerlendirilmesi ve porsiyon kontrolünün öğrenilmesiyle çocukların daha bilinçli tercihler yapabileceği belirtildi. Dengeli beslenmenin temel gıdaların yeterli miktarda tüketilmesiyle mümkün olacağı, her besinde ölçülü davranılması gerektiği kaydedildi.
İçme sütlerinde şeker miktarı azaltılacak
Sağlıklı beslenmeye yönelik çalışmalar kapsamında içme sütleriyle ilgili mevzuatta da değişikliğe gidilmesi planlanıyor. Ürünlerdeki şeker miktarının azaltılması ve yapay aroma vericiler yerine doğal aroma vericilerin kullanılmasının yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Tam buğday ununun kullanımını artırmaya yönelik çalışmaların da devam ettiği açıklandı. İlk olarak Konya’da başlatılan tam buğday unlu ekmek uygulamasının 81 ile ve kamu kurumlarına yaygınlaştırılması planlanıyor.
Halk ekmek müdürlüklerinin de sürece dâhil edilmesiyle ekşi mayalı tam buğday ekmeği tüketiminin ülke genelinde teşvik edilmesi amaçlanıyor.
“Güvenli Gıda” uygulamasıyla şikâyet oluşturulabilecek
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen mobil “Güvenli Gıda” uygulaması da vatandaşların kullanımına sunulacak. E-Devlet şifresiyle erişilebilecek uygulama üzerinden denetlenen işletmeler ve ürün içerikleri hakkında bilgi alınabilecek.
Vatandaşlar şüpheli gördükleri ürünleri fotoğraflı olarak sorgulayabilecek, gıda güvenliğiyle ilgili şikâyetlerini doğrudan Bakanlığa iletebilecek. Böylece tüketicilerin de gıda denetimi sürecine aktif olarak katılması sağlanacak.
“Çocukların sağlığı ortak sorumluluğumuz”
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Okul Gıdası Logosu uygulamasının toplum sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Çocukların ilerleyen yıllardaki sağlık durumlarının, bugün kazandıkları beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Erk, logolu ürünlerin yalnızca okul kantinlerinde değil, marketlerde de satışa sunulması gerektiğini söyledi.
Erk, güvenilir gıdanın sadece hijyenik koşullarda üretilen ürün anlamına gelmediğine dikkat çekti. İçeriği açıkça belirtilen, doğru etiketlenen, düzenli olarak denetlenen ve insan sağlığını koruyan ürünlerin güvenilir gıda kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Aşırı tuz ve şeker böbrek sağlığını tehdit ediyor
Uzmanlar; fazla tuz ve şeker tüketimi, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzının çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor.
Bu alışkanlıkların obezite, hipertansiyon ve diyabetin yanı sıra böbrek sağlığı açısından da önemli riskler taşıdığı belirtiliyor. Çocukların küçük yaşlardan itibaren sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmasının ilerleyen dönemlerde görülebilecek kronik hastalıkların önlenmesine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Beslenme çantasında neler bulunmalı?
Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, öğrencilerin beslenme çantalarında bulunabilecek sağlıklı alternatifleri sıraladı. Çocukların meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmesinin daha doğru bir tercih olduğunu belirten Aydın, kuruyemiş ve kuru meyvelerde porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Kuruyemiş ve kuru meyveler için yaklaşık 30 gramlık porsiyonların tercih edilebileceğini aktaran Aydın, çocukların beslenme çantalarında şu seçeneklerin bulunabileceğini ifade etti:
- Kuru meyve, tuzsuz kuruyemiş ve süt
- Tam buğday ekmeğiyle hazırlanmış peynirli sandviç ve ayran
- Ev yapımı köfte ve ayran
- Taze meyve ve süt
- Ölçülü miktarda kuru meyve ve kuruyemiş
Yeni uygulamayla birlikte okul kantinlerinde daha sağlıklı ürünlerin yaygınlaştırılması, çocukların bilinçli tercihlere yönlendirilmesi ve ailelerin gıda okuryazarlığı konusunda desteklenmesi hedefleniyor.









