Okullardaki sınav hazırlama ve değerlendirme süreçlerini ilgilendiren Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne (OYSS) yönelik itirazlar yargıya taşındı. Tartışmanın merkezinde, öğretmenlerin sınav hazırlamadaki söz hakkı ile sınav sonrasında yapmaları gereken veri girişleri bulunuyor.
Bakanlık, uygulamanın sınav hazırlığını kolaylaştıracağını ve öğretmeni merkeze alacağını belirtirken sendikalar, sistemin mevcut hâliyle ek bürokratik yük oluşturabileceğini savunuyor.TEK SINAV İÇİN 300 VERİ GİRİŞİ İDDİASI
Sendikaların dikkat çektiği başlıklardan biri, öğrenci puanlarının sisteme işlenmesi sırasında ortaya çıkacağı ileri sürülen iş yükü oldu. Eleştirilerde, 30 öğrencisi bulunan bir öğretmenin tek sınav için 300 ayrı veri girişi yapmak durumunda kalabileceği ifade edildi.Öğretmenlerin “veri giriş memuruna” dönüşebileceği uyarısında bulunan sendikalar, sınavların okunması ve değerlendirilmesine eklenen işlemlerin öğretmenlerin çalışma yükünü artıracağını savundu.EĞİTİM-İŞ’TEN DANIŞTAY’A BAŞVURU
Eğitim-İş, OYSS Uygulama Kılavuzu’nda öğretmenlerin soru hazırlama yetkisini sınırlandırdığını ve puan girişleriyle iş yükünü artırdığını belirttiği hükümlere karşı yürütmenin durdurulması ve iptal istemiyle Danıştay’da dava açtığını duyurdu.Sendika, öğretmenin öğrencisini tanımasına ve öğrenme sürecini izlemesine dayanan mesleki birikiminin sınav hazırlığına yansıtılması gerektiğini vurguladı. Soru bazında puan girişi zorunluluğunun da öğretmenin öğrenciye ve ders hazırlığına ayıracağı zamanı azaltabileceğini ileri sürdü.BAKAN TEKİN’E YENİDEN DEĞERLENDİRME ÇAĞRISI
Eğitim-Bir-Sen ise Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den sistemin yeniden ele alınmasını talep etti. Sendika, öğretmenlerin uygulama sürecindeki rolünün korunmasını ve geçişin okul imkânları dikkate alınarak planlanmasını istedi.Bakanlığa yöneltilen altı talep şöyle sıralandı:- Öğretmenlerin görüşleri alınmalı: Uygulama kılavuzu, eğitim sendikaları ve öğretmen temsilcilerinin katılımıyla yeniden değerlendirilmeli.
- Hukuki uyum sağlanmalı: Yönetmelik, yönerge ve kılavuz arasındaki olası uyumsuzluklar giderilmeli.
- Mesleki takdir yetkisi korunmalı: Öğretmenlerin ve alan zümrelerinin sınav hazırlama ve değerlendirme süreçlerindeki yetkileri gözetilmeli.
- Pilot uygulama tamamlanmalı: Kapsamlı denemeler ve etki analizleri yapılmadan ülke genelinde zorunlu uygulamaya geçilmemeli.
- Ek bürokratik yük önlenmeli: İlave veri girişleri azaltılmalı, dijital sistemler bütünleştirilerek aynı işlemlerin tekrarlanmasının önüne geçilmeli.
- Gerçekçi geçiş takvimi hazırlanmalı: Teknik altyapı, öğretmenlerin eğitim ihtiyaçları ve okulların imkân farklılıkları dikkate alınmalı.







