Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi olan Dilci, sanal kumarın aile yapısını sarsan, bireyleri ağır borç yükü altına sokan ve uzun vadede sosyal çözülmeye yol açan ciddi bir tehdit haline geldiğini vurguladı. Dijital kumarın, klasik bağımlılık türlerinden farklı olarak algı yönetimi ve psikolojik yönlendirmelerle ilerlediğini ifade eden Dilci, bu sürecin bireyin sağlıklı düşünme becerisini adım adım devre dışı bıraktığını dile getirdi.
“Sessiz Ama Derin Bir Toplumsal Kriz”
Sanal kumarın, dijital bağımlılığın yeni ve tehlikeli bir boyutu olduğuna dikkat çeken Dilci, ekran üzerinden verilen mesajların özellikle gençlerde “kazanabilirim” ve “bir kez daha deneyeyim” duygusunu sürekli canlı tuttuğunu söyledi. Bu durumun, ekranla kurulan sahte güven ilişkisi üzerinden ilerlediğini ve özellikle çocuklar üzerinde güçlü bir etki yarattığını ifade etti.
Araştırmalara göre sanal kumar, hem gelir seviyesi çok yüksek olan bireylerde hem de ekonomik olarak dezavantajlı kesimlerde daha yoğun görülüyor. Sürecin genellikle küçük meblağlarla başladığını belirten Dilci, zamanla ev satışına, çevreden borç almaya ve sosyal çevrenin tamamen çökmesine kadar uzanan ağır sonuçlar doğurduğunu aktardı. En dikkat çekici noktanın ise, borçlar kapatılsa dahi bağımlılığın tekrar etme eğilimi göstermesi olduğunu söyledi.
Sanal Kumar 18 Yaşından Önce Başlıyor
Dilci’nin paylaştığı verilere göre, aile içi ilginin zayıf olduğu, sorumluluk paylaşımının gelişmediği yapılarda çocuklar çok daha erken yaşta dijital kumarla tanışıyor. Bu tür ailelerde sanal kumar eğiliminin 18 yaşından önce başladığı ve bu oranın yüzde 32’ye ulaştığı belirtildi. Özellikle yalnızlık hissi yaşayan ve sosyal ilişkileri zayıf olan bireylerin, ekran başında risk alma davranışına daha açık hale geldiği ifade edildi.
Erkeklerde Oran Dikkat Çekici Seviyede
“Sanal kumar bağımlılığında yaş ve cinsiyete göre farklılaşma” başlıklı araştırmaya değinen Dilci, bağımlıların yüzde 93,7’sinin erkeklerden oluştuğunu açıkladı. Araştırmaya göre 35 yaş altı bireyler en yüksek risk grubunu oluştururken, 35-55 yaş arası ikinci sırada yer alıyor. 60 yaş üzerindeki bireylerde ise sanal kumar bağımlılığına oldukça nadir rastlanıyor.
Ailelere Kritik Uyarılar
Boşanmış, parçalanmış ve tek çocuklu ailelerde riskin daha yüksek olduğuna işaret eden Dilci, çok çocuklu ailelerde kardeşler arası denetimin doğal bir kontrol mekanizması oluşturduğunu belirtti. Ailelerin çocukların dijital ayak izlerini takip etmesi, hangi platformlarda ne kadar zaman geçirdiklerini analiz etmesi gerektiğini söyledi.
Harçlık, kredi kartı veya dijital ödeme sistemleri konusunda mutlaka sınırlandırma yapılması gerektiğini vurgulayan Dilci, sanal kredi kartı limitleri ve ebeveyn denetim programlarının aktif şekilde kullanılmasını önerdi. Grup halinde oynanan dijital oyunlar, borçla oynama alışkanlığı ve bahis içerikli uygulamaların ciddi risk taşıdığına dikkat çekti.
“Dijital Kumar Bir Şiddet Türüdür”
Dijital kumarın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir şiddet biçimi olduğunu söyleyen Dilci, bu durumun bireyin kendisine ve ailesine zarar verdiğini ifade etti. 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya ve akıllı telefon kullanımına yönelik kısıtlamaların Meclis gündeminde olduğunu hatırlatan Dilci, sanal kumarla mücadelede hukuki ve kamusal düzenlemelerin devlet politikası haline gelmesi gerektiğini dile getirdi.










