Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen programda, çocukların suça itilmesine neden olan sosyal, ekonomik ve çevresel faktörler kapsamlı şekilde ele alındı. Uçum, hem suça karışan hem de suçun mağduru olan çocukların korunmasının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda toplumsal bir görev olduğunu belirtti. Çalıştayda, suç örgütlerinin çocukları kullanmasına karşı daha sert ve etkili politikalar geliştirilmesi gerektiği de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Toplantıda, çocuklara yönelik koruyucu tedbirler, yaptırımlar ve infaz süreçleri ile Çocuk Koruma Kanunu çerçevesindeki uygulamalar detaylı şekilde değerlendirildi. Elde edilecek veriler doğrultusunda hazırlanacak raporun, yürütme ve yasama süreçlerine katkı sunacak bir politika belgesi olarak Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacağı açıklandı.
Öte yandan, TBMM bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinildi. Müşerref Pervin Tuba Durgut, suça sürüklenen çocuklar konusunun yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekti. Durgut, yürütülen çalışmalar kapsamında hem çocuklarla hem de mağdurlarla doğrudan görüşmeler yapıldığını belirterek, konunun ardında parçalanan aileler ve derin toplumsal etkiler bulunduğunu ifade etti.
Çalışmaların yalnızca yargılama süreçleriyle sınırlı tutulmadığını vurgulayan Durgut, aile, okul ve sosyal çevreyi kapsayan bütüncül bir önleme modeli üzerinde durduklarını söyledi. Çocuğun suça sürüklenmesinin çoğu zaman tek bir nedene dayanmadığını belirten Durgut, sistemin erken müdahale eksikliğinin önemli bir faktör olduğuna dikkat çekti.
Çalıştaya ayrıca Mahinur Özdemir Göktaş, Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ve Erinç Sağkan başta olmak üzere birçok üst düzey isim, hukukçu ve akademisyen katıldı. Program, basına kapalı oturumlarla devam etti.









