Tartışma Gece Saatlerinde Büyüdü
Dosyadaki bilgilere göre olay, Sakarya'da bir evde mobilya işi yapan ustanın, ev sahibinin eşiyle bir süre mesajlaştığının ortaya çıkmasıyla başladı. İddiaya göre işlerini tamamlayan usta ile ev sahibi birlikte alkol aldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde araçla seyir halindeyken eşiyle mesajlaştığını öğrendiği ustayla yüzleşen ev sahibi, yaşadığı öfke nedeniyle tartışmayı büyüttü.
Araçtan indikten sonra yanında bulunan copla ustaya saldıran sanık, daha sonra ustaya ait aracı ve cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldı.
"Maddi Kazanç İçin Değil, Öfkeyle Aldım" Savunması
Sanık, yargılama sürecinde yaptığı savunmada araç ve telefonu çalmak ya da ekonomik menfaat sağlamak amacıyla hareket etmediğini belirtti. Yaşadığı ihanet duygusu nedeniyle kontrolünü kaybettiğini ifade eden sanık, aracı kısa süre sonra terk ettiğini ve anahtarını teslim ettiğini söyledi.
İlk Mahkeme Ağır Ceza Verdi
Yerel mahkeme, sanığın eylemini "nitelikli yağma" kapsamında değerlendirerek 9 yıl 2 ay hapis cezasına hükmetti. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi de yapılan istinaf başvurusunu reddederek kararı hukuka uygun buldu.
Ancak dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi farklı bir değerlendirme yaptı.
Yargıtay: Yağma Suçunun Unsurları Oluşmadı
Yüksek Mahkeme, yağma suçunun oluşabilmesi için failin ekonomik çıkar elde etme kastıyla hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. İncelemede, sanığın araç ve telefonu kalıcı olarak sahiplenme veya maddi menfaat sağlama amacı taşımadığı, eylemin tamamen yaşadığı duygusal sarsıntı ve ani öfkenin etkisiyle gerçekleştiği değerlendirildi.
Kararda, sanığın davranışının yağma suçundan ziyade "haksız tahrik altında silahla kasten yaralama" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Karar Oy Birliğiyle Bozuldu
Yargıtay, Ceza Genel Kurulu'nun daha önce verdiği benzer kararları da dikkate alarak yerel mahkemenin hükmünü oy birliğiyle bozdu. Dosya yeniden yargılama yapılması için ilgili mahkemeye gönderildi.
Benzer Davalar İçin Önemli Bir İçtihat
Hukukçulara göre karar, özellikle duygusal ilişkiler nedeniyle yaşanan ani öfke olaylarında "yağma" suçunun sınırlarının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir içtihat niteliği taşıyor. Yargıtay, bu kararıyla ekonomik menfaat amacı taşımayan eylemlerin her durumda gasp suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğini ortaya koymuş oldu.







