Yıllık izne çıkan çalışanların ücretlerinin ne zaman ödenmesi gerektiğine ilişkin uyuşmazlık, Yargıtay’ın değerlendirmesiyle açıklığa kavuştu. 10 Mart 2025 tarihli, 2025/2024 esas ve 2025/2487 karar sayılı hükümde, izin dönemine ilişkin ücretin önceden ödenmemesi haklı fesih nedeni olarak kabul edildi. Karar, yeni bir yasal düzenleme değil; mevcut ödeme yükümlülüğünün ihlal edilmesinin sonuçlarına ilişkin bir yargı değerlendirmesi niteliğinde.
İzmir’deki iki hukuk dairesi farklı sonuçlara ulaştı
Yargıtay’a taşınan süreç, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin iki hukuk dairesinin benzer uyuşmazlıklarda farklı kararlar vermesiyle başladı.
- Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren çalışanın feshini haklı buldu. 9. Hukuk Dairesi ise diğer dosyada, çalışanın izin ücretinin önceden ödenmesi için ayrıca talepte bulunmamasını dikkate alarak farklı bir sonuca ulaştı.
Kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
İşçinin başvurusu olmasa da ödeme yapılmalı
Yargıtay, işverenin ödeme yükümlülüğünü çalışanın talebine bağlamadı. İzin ücretinin, çalışan izne başlamadan önce peşin veya avans olarak verilmesi gerektiğini belirtti.Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesini, ücretin kanuna uygun ödenmemesi ve çalışma şartlarının uygulanmaması kapsamında değerlendiren Daire, uyuşmazlığı haklı feshi kabul eden 15. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda giderdi.İşçiye kanuni hakkından daha fazla izin kullandırılmasının da peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı vurgulandı.
İzin ücretinin ödeme zamanı kanunda açık
4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesine göre işveren, yıllık ücretli izin kullanan çalışanın izin dönemine ilişkin ücretini, izin başlamadan önce ödemek veya avans olarak vermek zorunda.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının açıklamalarında da yıllık iznin ücretli kullandırılması ve bu süreye ait ücretin önceden ödenmesi gerektiği belirtiliyor. Dolayısıyla izin kullandırılması kadar, izin dönemine ait ücretin zamanında ödenmesi de işverenin sorumluluğunda bulunuyor.
Her istifa otomatik olarak tazminat hakkı doğurmuyor
Kararın kapsamı, herhangi bir gerekçe göstermeden işten ayrılan bütün çalışanlara kıdem tazminatı ödenmesi anlamına gelmiyor.Emsal kararda belirleyici olan,
yıllık izin ücretinin kanunun öngördüğü zamanda ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedilmesi. Kıdem tazminatı talebinin değerlendirilmesinde diğer yasal koşulların da mevcut olması gerekiyor. Bu nedenle “istifa eden herkes tazminat alabilecek” şeklindeki genel bir yorum, kararın kapsamını aşar. Karar, yıllık izin süreçlerinde ödeme takviminin önemini ortaya koyarken, çalışanların izin dönemine ilişkin ücret haklarının korunması bakımından da önemli bir dayanak oluşturuyor.