Piyasa faizlerinin tarihin en yüksek seviyelerine ulaştığı bu günlerde, ticaretin de yavaşlamasıyla tüm tüccarlar kendilerini ve yaptıkları ticareti sorgulamak için bir fırsat yakaladılar. Satılan ürünlerin kalitesini, hedef kitlemizi ve kazancımızı belirlemek tamamen izleyeceğimiz ticari stratejiye bağlı olduğunu işlemek için ''Ayakkabı boyacısı Selami Usta''yı konuşmak istedim.
İŞİNDE SELAMİ USTA OLMAK
Karaköy Meydanı'nda, üç kişinin zorlukla sığdığı küçücük dükkanında ayakkabı boyayan, 2003 yılında kendisi ile röportaj yapıldığında 84 yaşında olan Selami Usta, tam 80 yıldır bu mesleği yapıyor. Dört yaşında omzunda sandıkla boyacılığa başlamış. Eyüp'te doğup büyümüş, asıl adı Selamet Karaer. İsmini söylemek insanlara zor geldiği için herkes ona Selami demiş.
NEDEN SELAMİ USTAYI KONUŞUYORUZ?
İşin aslına baktığımızda, Selami Usta kaba tabirle bir ayakkabı boyacısıdır. Ama basit bir ayakkabı boyacısı değildir. Mesleğine saygı duyan ve saygı duyulmasını isteyen bir ayakkabı boyacısıdır. Herkesin ayakkabısını boyamaz, her ayakkabıyı da boyamaz. Bir ayakkabıya bakar, bir de ayakkabının sahibine. Sizi ya da ayakkabınızı beğenmezse, para mevzu değildir, ayakkabınızı boyatamazsınız.
Selami Usta belki de dünyada tek kişi olarak ayakkabının altını da boyayan ayakkabı boyacısıdır. Ucuz boya kullanmaz, kalitesiz fırça da kullanmaz.
Keyfi yerinde değilse o gün ayakkabı boyamaz. O boyanın kaliteli ve uzun ömürlü olmayacağını düşünür. Ve boyadığı ayakkabılara ''Çamura girmemek şartıyla 1 ay garanti verir.''
Selami Usta'nın ayakkabı boyacılığına başladığı dönemde bu işi İstanbul'da yalnızca azınlıklar yaparmış. Bu yüzden ilk yıllar, bu işi bırakmasını isteyen babasından epey dayak yer. Ustası gidip babasıyla konuşur, ‘‘Boşuna dövme, ne yapsan vazgeçmez, bu işi çok seviyor’’ der. Babası da kabullenir.
ATATÜRK'ÜN ÇİZMELERİNİ KAHYASI GETİRİRDİ
Karaköy'de çalışırken Atatürk'ün çizmelerini boyayan Selami Usta, o günleri şöyle anlatıyor: ‘‘Atatürk İstanbul'da olduğu dönemde Park Otel'de yemek yerdi. Berberi Karaköy'deydi. Kahyası çizmelerini getirirdi, ben boyardım. Üstü tenteli bir arabayla Sarayburnu'ndan Dolmabahçe'ye giderdi. Ağır ağır geçerdi, her gün geçişini izlerdim.’’
VEHBİ KOÇ'A 2 LİRAYA PENÇE YAPARDIM
Yalnızca Ömer Sabancı değil, Selami Usta’nın müşterileri arasında. Vehbi Koç'u eli sıkı oluşuyla hatırlıyor. ‘‘O zamanlar iki liraya pençe yapardım, Vehbi Bey bir lira verip 'yarım pençe yap' derdi.’’ İşadamlarının yanı sıra müşterileri arasında ünlü gazeteciler de bulunur; hatta zaman zaman Erol ve Belma Simavi'nin Kanlıca'daki köşklerine gider gelir.
BİZİM KARAKÖY MEYDANI KADAR BÜYÜK BİR SALONDU
Selami Usta'nın unutamadığı isimlerin başında Ömer Ağa dediği Hacı Ömer Sabancı geliyor. ‘‘Bir gün büyük bir araba Karaköy'e geldi. Arabadan şalvarlı bir adam indi. Ayakkabıları gübre içindeydi. Ayakkabılarını temizleyip boyadım. Meğer o adam Sakıp Sabancı'nın babası Ömer Ağa'ymış. Karaköy Meydanı'nda Akbank'ı yaptırıyormuş. O zaman hiçbiri tanımıyoruz. Ben ayakkabılarını boyadıktan sonra bana 'Benimle gelir misin?' dedi. Kabul ettim. Arabaya bindik, Emirgan'a gittik, Atlıköşk'e. Meğer köşkün bahçesini düzenliyormuş, ayakkabıları o yüzden gübre içindeymiş. Beni köşkün salonuna götürdü. Bizim Karaköy Meydanı kadar büyük bir salondu. Daha sonra beni aldı Çınaraltı'na götürdü. Uzun bir süre sohbet ettik. Konuşurken fark ettirmeden cebime kağıt paralar koymuş. Beni Adana'ya çiftliğine davet etti. Kabul ettim. Beni Adana'da da ağırladı, fabrikasını gezdirdi. Döndüğümde çevre dükkanlardan arkadaşlarım kaçırıldığımı zannedip endişelenmişler.’’
BEN PAHALI BOYARIM ÇÜNKÜ BOYALARIM İNGİLTERE'DEN
Selami Usta, ayakkabı boyamanın maharet gerektiren bir iş olduğunu söylüyor. ‘‘Bugün iyi bir ayakkabıya 150 milyon para veriyorsun. O zaman iyi bakacaksın, iyi boya kullanacaksın, doğru şekilde boyayacaksın ve en önemlisi sadece bir çift ayakkabın olmayacak. Her gün aynı ayakkabıyı giyersen, ayakkabı çabuk eskir.’’
Selami Usta'nın boyadığı ayakkabılar çamura girmemek kaydıyla bir ay dayanıyormuş. ‘‘Ama’’ diyor, ‘‘Ben pahalı boyarım.’’ Ayakkabıyı 2-3 milyona, çizmeyi beş milyona boyuyor. Selami Usta'nın boyaları ve cilaları, dünyanın en iyi ayakkabı boyası üreten ülkesi dediği İngiltere'den geliyor.
USTASINDAN İYİ AYAKKABI BOYAMANIN SIRRI
- Bir kere iyi boya kullanacaksın. Kötü boya ayakkabının ömrünü kısaltır.
- Eğer ayakkabıda kötü boya varsa, önce benzinle bu boyayı çıkaracaksın.
- Fırçan temiz olacak ve her renk boya için ayrı fırça kullanacaksın.
- Az boya sürüp çok fırçalayacaksın.
- Cilayı en az beş sefer süreceksin, deriye iyice yedireceksin.
- Bir çift ayakkabı için en az 20 dakika uğraşacaksın.
Sonuç: İşimizde Selami Usta olmak önemli. İşine ve müşterisine bağlı, saygılı esnaf her zaman kazanacaktır.
Hayırlı işler, bol kazançlar dilerim.
Saygılarımla...










