Özellikle son dönemde bazı haberlerde yer alan "zayıflama iğneleri felç riskini artırıyor" iddialarının bilimsel araştırmaların yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını belirten uzman, gerçek tabloyu ayrıntılarıyla açıkladı.
Araştırmalar Felç Riskinin Azaldığını Gösteriyor
Uzmanın değerlendirmesine göre, kamuoyuna yansıyan haberlerin aksine bilimsel çalışmalar GLP-1 ve GIP grubu ilaçların felç riskini artırmadığını, tam tersine inme riskini anlamlı ölçüde azalttığını ortaya koyuyor.
Ancak araştırmalarda dikkat çeken önemli nokta, tedavi bırakıldığında elde edilen koruyucu etkinin zamanla ortadan kalkması. Bu nedenle uzmanlar obezitenin kısa süreli değil, uzun vadeli tedavi gerektiren kronik bir hastalık olduğunun altını çiziyor.
"Bunlar Zayıflama İlacı Değil, Obezite Tedavisidir"
Uzman, toplumda yaygın olarak kullanılan "zayıflama iğnesi" ifadesinin doğru olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
Bu ilaçlar yalnızca kilo vermeyi sağlayan kozmetik ürünler değil, obezite ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan bilimsel tedavilerdir. Vücutta eksilen bazı hormonların yerine konulmasını sağlayan replasman tedavisi niteliğindedir.
GLP-1 ve GIP hormonlarını taklit eden bu ilaçlar;
- Açlık hissini azaltıyor,
- Tokluk süresini uzatıyor,
- Kan şekeri kontrolünü destekliyor,
- Midenin boşalma hızını yavaşlatıyor,
- Beyindeki iştah merkezini düzenliyor.
Obezite Sadece Fazla Kilo Değil, Kronik Bir Hastalık
Uzmanlara göre obezite yalnızca estetik bir sorun değil, metabolizmayı etkileyen kronik ve iltihabi bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Obezite geliştiğinde;
- Beyindeki açlık-tokluk mekanizması bozuluyor,
- Yağ dokusundan salgılanan leptin hormonuna direnç oluşuyor,
- Vücut enerji depoları dolu olmasına rağmen kendisini açlıkta sanıyor,
- Metabolizma yavaşlıyor,
- Kilo vermek giderek zorlaşıyor.
Bu nedenle sadece diyet yapmanın her zaman yeterli olmadığı, bazı hastalarda ilaç tedavisinin de gerekli olduğu belirtiliyor.
Tek Başına İğne Kullanmak Yeterli Değil
Uzman, tedavinin yalnızca ilaç kullanmaktan ibaret olmadığını da vurguladı.
Başarılı bir obezite tedavisinde;
- Protein ağırlıklı beslenme,
- Lif açısından zengin diyet,
- Düzenli egzersiz,
- Kas kaybını önleyen direnç antrenmanları,
- Vitamin ve mineral desteği,
- Hekim kontrolü
bir bütün olarak uygulanması gerekiyor.
Bilinçsiz kullanımın ise kas kaybı, yetersiz beslenme ve vitamin eksiklikleri gibi ciddi sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor.
Birçok Hastalıkta Koruyucu Etki Sağlıyor
Bilimsel araştırmalara göre GLP-1 ve GIP grubu ilaçlar yalnızca kilo kaybı sağlamıyor.
Çalışmalar bu tedavilerin;
- Kalp krizi riskini azaltabildiğini,
- İnme (felç) riskini düşürebildiğini,
- Tip 2 diyabet kontrolünü iyileştirdiğini,
- Karaciğer yağlanmasını geriletebildiğini,
- Uyku apnesi tedavisinde etkili olduğunu,
- Kronik böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlatabildiğini,
- Bazı kalp yetmezliği hastalarında hastaneye yatış oranlarını önemli ölçüde azaltabildiğini gösteriyor.
Yaklaşık 20 Yıldır Kullanılıyor
Toplumda yeni bir tedavi yöntemi gibi algılansa da GLP-1 grubu ilaçlar aslında uzun yıllardır tıpta kullanılıyor.
Bu ilaçların ilk örnekleri 2005 yılında diyabet tedavisi için onay aldı. Günümüzde milyonlarca hasta tarafından kullanılan bu ilaçlarla ilgili uzun dönem güvenlilik verilerinin yıllardır takip edildiği belirtiliyor.
Uzmanlardan Uyarı
Uzmanlar, sosyal medyada dolaşan eksik veya yanlış bilgilerin hastaları gereksiz korkuya sürüklediğini belirterek, bu ilaçların mutlaka endokrinoloji veya obezite tedavisi konusunda deneyimli hekimlerin kontrolünde kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Her hastanın sağlık durumu farklı olduğundan, tedavi kararı kişiye özel değerlendirme sonucunda verilmeli; yalnızca internet paylaşımları veya kulaktan dolma bilgilerle ilaç başlanmamalı ya da bırakılmamalı.









