Özmert, çocukluk döneminde fazla şeker tüketiminin yalnızca kilo artışıyla sınırlı kalmadığını; obezite, insülin direnci, hipertansiyon, yağlı karaciğer ve diş çürükleri başta olmak üzere çok sayıda sağlık sorunuyla ilişkilendirildiğini belirtti.
NİŞASTA BAZLI ŞEKER BİRÇOK ÜRÜNDE KULLANILIYOR
Nişasta bazlı şeker, gıda sektöründe ürünlere tatlılık ve kıvam kazandırması, kolay kullanılabilmesi ve bazı ürünlerde raf ömrüne katkı sağlaması nedeniyle tercih ediliyor.NBŞ; şekerleme, unlu mamuller, reçel, marmelat, helva, dondurma, geleneksel tatlılar ile alkollü ve alkolsüz içecekler dahil olmak üzere farklı ürün gruplarında kullanılabiliyor.Türkiye'de nişasta bazlı şeker üretimi kota kapsamında gerçekleştiriliyor. Mevcut düzenlemeler kapsamında toplam şeker üretimi içerisindeki NBŞ miktarı sınırlandırılırken, üretim faaliyetleri Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetleniyor.YÜKSEK FRUKTOZ İÇERİĞİNE DİKKAT
Prof. Dr. Elif Özmert, sofra şekeri ile nişasta bazlı şeker arasındaki yapısal farklılıklara dikkat çekti.Şeker pancarından elde edilen sofra şekerinin glukoz ve fruktozu eşit oranda içerdiğini belirten Özmert, glukoz-fruktoz şurubu olarak da adlandırılan NBŞ'de fruktoz oranının yüzde 42 ile yüzde 90 arasında değişebildiğini ifade etti.Özmert'e göre sağlık açısından dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de fruktozun vücutta işlenme biçimi."KARACİĞERDE HIZLA YAĞA DÖNÜŞÜYOR"
Fruktozun diğer şeker türlerinden farklı bir metabolizmaya sahip olduğunu belirten Özmert, yüksek miktarda tüketildiğinde karaciğerde hızla yağa dönüşebildiğini söyledi.Özmert, fruktoz tüketiminin yeterli tokluk hissinin oluşmamasına ve dolayısıyla tüketimin devam etmesine katkıda bulunabileceğine dikkat çekerek, yüksek fruktoz içeriği nedeniyle NBŞ'nin aşırı tüketiminin sağlık açısından önemli riskler taşıyabileceğini vurguladı.Ancak uzman uyarısının yalnızca NBŞ ile sınırlı olmadığına da dikkat çekiliyor. Çocukların hangi kaynaktan olursa olsun aşırı miktarda ilave şeker tüketmesinin sınırlandırılması gerektiği belirtiliyor.ŞEKERLİ İÇECEK TÜKETİMİNDE DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Türkiye'deki çocukların şekerli içecek tüketimine ilişkin verileri paylaşan Prof. Dr. Özmert, son yıllardaki yükselişe dikkat çekti.Türkiye'de 7-8 yaş grubundaki ilkokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda her gün veya sıklıkla şekerli içecek tüketen çocukların oranının 2013 yılında yüzde 12,7, 2016 yılında yüzde 18,4 olduğu belirtildi.2022 yılına gelindiğinde ise bu oranın yüzde 42,3'e yükseldiği aktarıldı.Özmert, ortaya çıkan tablonun çocukluk çağı obezitesi açısından önlem alınması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.FAZLA ŞEKER SADECE OBEZİTEYLE İLİŞKİLİ DEĞİL
Çocukların ihtiyaçlarından ve harcadıkları enerjiden daha fazla kalori almalarının obezitenin temel nedenleri arasında bulunduğunu belirten Özmert, şekerin hızlı ve kolay bir kalori kaynağı olduğuna işaret etti.Özellikle şekerli içeceklerin çocukların günlük kalori tüketimini artırabilen önemli ürün gruplarından biri olduğu belirtilirken, aşırı şeker tüketiminin çocuklarda;- Obezite,
- İnsülin direnci,
- Hipertansiyon,
- Yağlı karaciğer,
- Diş çürükleri,
- Kardiyometabolik hastalıklar,
- Bazı bağırsak sorunları,
- Alerjiler ve
- Davranış sorunları









