1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, erken tanının önemine dikkat çekti. Özdoğan, hastalığa ilişkin farkındalığın yalnızca tarama yaşına gelen kadınlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Meme kanseri görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını hatırlatan Özdoğan, genç kadınlarda da şüpheli bulguların zamanında değerlendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti. Amerikan Kanser Derneğinin ABD verilerine dayanan raporu da 2012–2021 döneminde meme kanseri görülme sıklığındaki artışın 50 yaş altındaki kadınlarda daha hızlı olduğunu gösteriyor.
Yeni gelişen değişiklikler dikkate alınmalı
Özdoğan, kadınların memelerinin normal görünümünü ve yapısını tanımasının, sonradan oluşan farklılıkları fark etmelerini kolaylaştıracağını söyledi. Özellikle şu bulguların değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti:
- Memede veya koltuk altında yeni fark edilen kitle.
- Meme başından özellikle kanlı akıntı gelmesi.
- Meme derisinde çekilme, çökme veya belirgin değişiklik.
- Meme başında sonradan oluşan içe dönme.
- Tek memede kalıcı şekil ya da görünüm değişikliği.
Bu belirtilerin mutlaka kanser anlamına gelmediğini belirten Özdoğan, nedeninin anlaşılması için hekim değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini vurguladı. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü de olağan dışı meme değişikliklerinde doktora başvurulmasını öneriyor.
Tarama ile şüpheli bulgunun değerlendirilmesi farklı
Türkiye’nin ulusal meme kanseri tarama programında 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi uygulanıyor. Ancak memede şüpheli bir değişiklik fark edildiğinde rutin tarama yaşını veya bir sonraki tarama tarihini beklemek gerekmiyor.Özdoğan, genç kadınlarda meme dokusunun daha yoğun olabildiğini, bu nedenle değerlendirmede yaşa ve bulguya göre ultrason gibi farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini belirtti.
Aile öyküsü olanlarda takip kişiye göre belirleniyor
Ailesinde genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri bulunan kadınlarda risk değerlendirmesi ayrı bir önem taşıyor. BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerde kansere yatkınlığı artıran değişiklikler taşıyan kişilerde de takip planı farklılaşabiliyor.Özdoğan, yüksek risk grubundaki kadınlarda taramanın daha erken başlayabileceğini; başlangıç yaşının, kontrol sıklığının ve görüntüleme yönteminin kişinin risk durumuna göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Tedavi planında yaşam kalitesi de gözetiliyor
Meme kanseri tedavisinin tümörün özelliklerine göre şekillendiğini ifade eden Özdoğan, hormon reseptörleri, HER2 durumu ve moleküler bulguların tedavi seçiminde yol gösterici olduğunu aktardı.Hedefe yönelik tedaviler ve antikor-ilaç tedavilerindeki gelişmelere değinen Özdoğan, temel amacın hastaya uygun tedaviyi doğru zamanda uygulamak olduğunu belirtti.Genç hastalarda ise kanser tedavisinin yanında doğurganlığın korunması, gebelik planları, kemik ve kalp sağlığı ile uzun dönem yaşam kalitesinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.