Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte öğrenciler ve aileler için okul düzenine dönüş süreci başladı. Tatil boyunca değişen uyku saatleri, günlük alışkanlıklar ve aileyle geçirilen uzun zamanın ardından çocukların yeniden okul temposuna alışması zaman alabiliyor.
Özellikle okula ilk kez başlayacak çocuklar; ev ortamından, anne ve babalarından ayrılarak yeni bir öğretmenle, arkadaş grubuyla, kurallarla ve sorumluluklarla karşılaşıyor. Daha önce okula devam eden öğrencilerde de uzun tatilin ardından benzer uyum güçlükleri görülebiliyor.
Psikolog Tuana Nur Yazıcılar, her çocuğun okul düzenine aynı sürede alışmasının beklenmemesi gerektiğini belirterek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.
HER ÇOCUĞUN UYUM SÜRESİ FARKLI OLABİLİR
Bazı çocuklar okulun ilk gününden itibaren sınıfına rahatlıkla girerken bazı öğrenciler için bu süreç daha uzun sürebiliyor. Okula gitmek istememe, sabah hazırlanırken huzursuzluk yaşama, ağlama, anne veya babadan ayrılmakta zorlanma ve okul kapısından geri dönmek isteme gibi davranışlar görülebiliyor.
Çocukların bu dönemde normalden daha hassas, öfkeli veya içine kapanık davranabileceğine dikkat çeken Yazıcılar, bu tepkilerin tek başına ciddi bir problem anlamına gelmediğini ifade etti.
Ailelerin çocuklarını başka öğrencilerle karşılaştırmaması gerektiği belirtilirken, “Arkadaşın ağlamıyor”, “Artık büyüdün” veya “Bunda korkacak ne var?” gibi ifadelerin çocuğun yaşadığı kaygıyı artırabileceği vurgulandı.
OKUL KAYGISI BEDENSEL ŞİKÂYETLERLE ORTAYA ÇIKABİLİR
Küçük yaştaki çocuklar yaşadıkları kaygıyı her zaman doğrudan ifade edemeyebiliyor. “Okula gitmekten korkuyorum” demek yerine karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı veya iştahsızlık gibi şikâyetler dile getirebiliyorlar.
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda şu belirtiler görülebiliyor:
- Sabah saatlerinde başlayan karın veya baş ağrısı
- Mide bulantısı ve iştahsızlık
- Uykuya dalmakta zorlanma
- Gece sık sık uyanma
- Sabah hazırlanmayı sürekli geciktirme
- Ağlama ve öfke nöbetleri
- Anne veya babadan ayrılmak istememe
- Okul kapısından geri dönmeye çalışma
Bu şikâyetlerin özellikle okul saatleri yaklaşırken artması, tatil günlerinde veya hafta sonlarında azalması okul kaygısının önemli işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
ÇOCUK OKULDA SAKİN, EVDE HUZURSUZ OLABİLİR
Bazı çocuklar okuldayken kurallara uyum sağlayıp sakin görünmesine rağmen eve geldiklerinde ağlayabilir, öfkelenebilir veya normalden daha tahammülsüz davranabilir.
Uzmanlara göre çocuklar gün boyunca yeni düzene uyum sağlamaya, öğretmenlerini dinlemeye, arkadaşlarıyla iletişim kurmaya ve duygularını kontrol etmeye çalışıyor. Eve döndüklerinde ise kendilerini güvende hissettikleri ortamda gün boyunca biriktirdikleri duyguları dışarıya yansıtabiliyorlar.
Bu nedenle okul uyumu yalnızca çocuğun sabah sınıfa girip girmediği üzerinden değerlendirilmemeli. Çocuğun uyku düzeni, iştahı, okuldan sonraki davranışları ve genel ruh hâli de yakından takip edilmeli.
VEDALAŞMALARI UZATMAK KAYGIYI ARTIRABİLİR
Okulun ilk günlerinde anne ve babaların uzun vedalaşmalar yapması, ayrılığı kolaylaştırmak yerine çocuk için daha zor hâle getirebiliyor. Bu nedenle vedaların kısa, net ve güven verici olması öneriliyor.
Ailelerin her gün benzer bir vedalaşma düzeni oluşturması, çocuğa ne zaman geri döneceklerini onun anlayabileceği ifadelerle anlatması gerekiyor. “Öğle yemeğinden sonra seni alacağım” veya “Derslerin bittiğinde kapıda olacağım” gibi somut açıklamalar çocukta güven duygusunu güçlendirebiliyor.
Çocuğun ağlamaması için habersizce okuldan ayrılmak ise güven duygusuna zarar verebiliyor. Ebeveynlerin ayrılacaklarını açıkça söylemesi ve verdikleri saatte okulda bulunmaya özen göstermesi önem taşıyor.
EVDE OKUL DÜZENİ YENİDEN KURULMALI
Yaz tatilinde değişen uyku ve beslenme saatlerinin okulun başlamasıyla birlikte yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Çocuğun yeterli uyuması, sabah kahvaltısı yapması ve okula hazırlanmak için yeterli zamana sahip olması günün daha sakin başlamasına yardımcı oluyor.
Çanta ve kıyafetlerin akşamdan hazırlanması, sabah yaşanabilecek telaşı azaltıyor. Okul dönüşünde ise çocuğa dinlenmesi ve oyun oynaması için zaman verilmesi öneriliyor.
Ailelerin çocuğa sürekli “Okulda ne yaptın?” veya “Ağladın mı?” şeklinde sorgulayıcı sorular yöneltmek yerine, “Bugün seni mutlu eden bir şey oldu mu?” ya da “Günün nasıl geçti?” gibi açık uçlu sorular sorması tavsiye ediliyor.
“ALIŞIR” DİYEREK UZUN SÜRE BEKLEMEYİN
Okula uyum için her çocuk adına geçerli kesin bir süre bulunmuyor. Ancak ilk günlerde görülen kaygı ve huzursuzluğun zaman içerisinde azalması bekleniyor.
Haftalar geçmesine rağmen çocuğun kaygısı giderek artıyorsa, okula girmeyi tamamen reddediyorsa, sürekli bedensel şikâyetler dile getiriyorsa veya uyku ve beslenme düzeni ciddi şekilde bozuluyorsa durumun yalnızca “alışma süreci” olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Okul reddinin kalıcı hâle gelmesini önlemek için aile, öğretmen, rehberlik servisi ve gerektiğinde bir ruh sağlığı uzmanının birlikte hareket etmesi öneriliyor.
AİLELERE OKULA UYUMU KOLAYLAŞTIRACAK TAVSİYELER
- Vedalaşmaları kısa, sakin ve net tutun.
- Çocuğa ne zaman döneceğinizi anlayabileceği şekilde anlatın.
- Ağlamaması için okuldan gizlice ayrılmayın.
- Verdiğiniz sözleri yerine getirerek güven duygusunu destekleyin.
- Uyku, yemek ve uyanma saatlerini okul düzenine göre ayarlayın.
- Çocuğunuzu başka öğrencilerle karşılaştırmayın.
- Kaygısını küçümsemeyin ve duygularını dinleyin.
- Okul hakkında korkutucu veya baskı oluşturacak ifadeler kullanmayın.
- Öğretmen ve okulun rehberlik servisiyle iletişim hâlinde olun.
- Belirtiler uzun sürüyor veya giderek ağırlaşıyorsa uzman desteği alın.








