Gece ve gündüz, Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu oluşan iki temel zaman dilimi… Dünya dönerken, Güneş'in ışıklarının belirli bir kısma ulaşması, oranın gündüz olması… Aynı anda, Güneş ışıklarının ulaşmadığı diğer kısmın gece olması… Bu döngünün, yaklaşık 24 saat sürmesi... Dünya’nın ekseninin eğik olması nedeniyle, mevsimlere bağlı olarak günlerin uzunluğunun değişmesi… Kutuplarda yaz aylarında gece olmaması, kış aylarında ise gündüz olmaması… Ay'da ise, bir günün yaklaşık 29,5 Dünya günü olması; Ay’ın bir kısmının yaklaşık 14,5 gün boyunca gündüz, ardından 14,5 gün boyunca gece olması… Bütün bunlar ve daha niceleri, düşünenler için ibret alınması gereken vakıalar (meydana gelmesi kaçınılmaz olan hâdiseler, olaylar)… “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara faydalı şeyler taşıyarak denizde akıp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de kendisiyle ölümünden sonra yeryüzünü dirilttiği ve üzerinde dolaşan her türlü canlıyı yaydığı yağmurda, gökle yer arasında emre hazır bekleyen rüzgârları ve bulutları farklı yönlerde evirip çevirmesinde aklını kullanan bir topluluk için elbette Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller vardır.” (Bakara, 187)… “Sizin için geceyi bir örtü, uykuyu bir dinlenme, gündüzü de yeniden hayata uyanıp çalışmak üzere yeryüzünde dağılma vakti kılan O’dur.” (Furkan, 47)… “Gecenin gelişi de onlar için Allah’ın birliğini gösteren bir delildir. Gündüzü ondan soyup çıkarırız da birden karanlığa gömülüverirler.” (Yasin, 37)…
Gece gündüz, sürekli ve durmaksızın yapılan bir eylemi ya da kesintisiz süren bir durumu anlatmak için kullanılan ifade… Gece gündüz; bir kişinin büyük bir çaba ve azim gösterdiğini belirtmek maksadıyla dile getirilen söz… Gece gündüz çalışılarak başarıya, zafere ulaşılır… İnsanın çalışma ve mücadele azminin, hedeflerine ulaşmak için gösterdiği sürekli çabanın, fedakârlığın ve zaman kavramının vurgulanmasıdır, gece gündüz… Günümüzde, ‘gece gündüz’; özellikle yoğun tempolu iş hayatını, eğitim ve hedeflere ulaşma sürecini dillendirmede etkin bir söylem… Teknolojinin ilerlemesi, ‘gece gündüz’ mefhumuna farklı bir boyut kazandırmış olsa da, hâlâ kullanılmakta ve anlamını korumakta… İlkel ya da modern bir hayatta, gece ve gündüz; zıtların arasında gelip giden bir salıncak gibi… Işık ve karanlık, umut ve endişe, başlangıç ve son… Aslında her biri, birbirine bağlı olan bir bütünün birbirine muhtaç parçaları… Gece ve gündüz, yalnızca doğanın döngüsünü belirleyen hâdiseler değil; aynı zamanda insanın ruhsal, duygusal ve düşünsel yolculuğunu anlatan güçlü sözcükler… Gündüz; bilincin ve umudun remzi… Gündüz; aydınlıkla, hareketle ve bilinçle özdeşleştirilen hâl… Güneşin doğuşu, yeni bir başlangıcın habercisi… Sabahın ilk ışıklarıyla uyanırız; umutlarımız, hedeflerimiz ve sorumluluklarımızla yüzleşiriz… Gündüz, görünenin hüküm sürdüğü zaman… Gündüz; saklanacak yerin kalmadığı, her şeyin ayan beyan olduğu aydınlık… Her aydınlık, gölgenin de varlık sebebi… Gündüzün koşuşturmak, kazanımlar elde etmek için fırsat… Işığın fazlası, görmemizi yok eden kör edici engel… ‘Gündüz’, her ne kadar güvenli görünse de, bizi yüzleşmek istemediğimiz gerçeklere götüren vasıta… Gece, içsel yolculuğun yapıldığı durum… Gece; bilinmeyenin, derinliğin ve sessizliğin zamanı… Güneşin, dünyanın etki alanından çekilişiyle dış dünyanın yavaşlamasıdır, iç dünyamızın hareketlenmesidir gece… Hayâllerimizin, korkularımızın ve kendimizle baş başa kalmanın zamanıdır gece… Kalabalıktan uzaklaşıp, düşüncelerimizle yalnız kaldığımız andır gece… Karanlık, her zaman kötü değil… Bazen bir dinlenme, bir sığınma alanı… Tohum, karanlıkta filizlenir; çocuk, karanlıkta büyür; fikir, gece sessizliğinde olgunlaşır…
Eksi ve artı kutupların, zıtlıkların uyumudur gece gündüz… Geceyi sevmeyen, gündüzü anlayamaz… Gece ve gündüz, yalnızca birbirini izleyen zaman dilimleri değil; hayatın ritmini, insanın içsel gelgitlerini anlatan olgular... Gündüz olmasaydı, gece bu kadar huzur verici; gece olmasaydı gündüz bu kadar anlamlı olmazdı elbette… İnsan, bu zıtlıkların tam ortasında dengede durmaya çalışan, karanlıktan korkan ve aydınlıktan kaçan varlık… Olgunlaşmak, geceyi ve gündüzü olduğu gibi kabul etmeye endeksli… Ne yalnızca geceye sığınıp kaosa geçit verilmeli, ne de sadece gündüzün telaşına kapılıp kendimiz olmaktan, net olmaktan kaçmalı… Gece ve gündüz döngüsü, hayatın her anında bize dönüşüm, yenilenme ve değişim imkânı sunmalı… Karanlık ne kadar uzun olursa olsun, sonunda mutlaka aydınlık gelir… Her sabah, bize yeniden başlama şansı verir… Bu döngüyü anlamak, hem kendimizi hem hayatı daha derin idrak etmek demek… Haklarımızı haltlarımıza dönüştüren ne gece ne gündüz… Olan biten, ne gecenin ne gündüzün suçu… Bahanemiz gece gündüz, yaptığımız yamuk olur dümdüz… Gecenin karanlık olması, gündüzün aydınlık olmasına neden… Gece gündüz çalışıp yorulmak, ya da yan gelip gece gündüz yatmak… Tercih bizim… Yoğun iş temposu ve sürekli bir şeyler yapma arzusu, her birimizin gece gündüz durmadan çalışmasına sebep… Bu, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı etkilemekte… Neden gece gündüz durmadan çalışma ihtiyacı hissediyoruz? Birçok neden var… Rekabetçi iş ortamı… Teknolojinin etkisi… Mobil cihazlar ve internet… Kendimize yetme ve yeterlilik hissi… Gece gündüz durmaksızın bilinçsizce yapılan her şey; uyku eksikliğine, strese ve diğer sağlık sorunlarına yol açmakta… Sürekli çalışma, tükenmişlik sendromu ve anksiyete gibi zihinsel sağlık sorunları tetiklemekte… İşe aşırı odaklanma, aile ve arkadaşlarla olan ilişkileri olumsuz etkilemekte… Önemli olan, gece gündüz kendimizi bitirmeden kendimize yetebilmeyi öğrenmek ve dengeyi kurabilmek… Bunun için; iş ve özel hayatımız arasında denge sağlamak olmalı... Etkili zaman yönetimi tekniklerini uygulamak olmalı… Çalışma esnasında düzenli olarak kısa molalar verilmeli… İş dışında zaman geçirilmeli… Hobiler edinmeli ve sosyal etkinliklere katılmalı… Geceyi gündüze, gündüzü geceye katarak zamanın kıymetini bilerek, denge kurulmalı, çalışılmalı… Gecenin ve gündüzün değerini bilerek hiçbir an israf edilmemeli… Geceyi ve gündüzü daha iyi algılamak için sözün şaha kaldığı sese kulak verilmeli: “Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır… Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır… Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır… Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır… Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır… Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır… Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır… Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır…” (Sezai Karakoç)…
Gece gündüz durmadan çalışmak, hayatın getirdiği bir zorunluluk belki de… Ancak, sağlığımızı ve hayat kalitemizi olumsuz etkileyen her bir şeyden uzak durmayı da bilmeliyiz… Gece ve gündüz ile alâkalı söylenen, düşündürücü ve anlamlı sözler: “Geceyle gündüz gibi birbirine zıt görünürsünüz, ama aslında birbiriniz için varsınız.” (Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî)… “Gece, gündüzün yorgunluğunu saran bir örtüdür.” (Halil Cibran)… “Gece, insanın en karanlık yanlarını ortaya çıkarır. - Gündüz, umut ve aydınlık getirse de, geceyi unutmamak gerekir. - İnsan, kendi içindeki karanlıkla yüzleşmeden asla özgür olamaz.” (Necip Fazıl Kısakürek)... “Geceleri yıldızları sayarım, gündüzleri seni...” (Nâzım Hikmet)… “Gece en karanlık olduğu zaman, yıldızlar en parlak şekilde ışır.” (Victor Hugo)… “Gecenin de kendi hazineleri vardır. Gündüzün göremediğini gece gösterir.” (Friedrich Nietzsche)… “Gecenin karanlığında her kedi gridir." (Romeo ve Juliet, William Shakespeare)… “Karanlık, ışığın yokluğu değil, onun başka bir biçimidir.” (John Milton)… “En karanlık geceler bile güneşin doğuşuyla son bulur.” (Albert Camus)… “Gecenin sessizliğinde yıldızlar şarkı söyler.” (Pablo Neruda)… “Gündüzümüz gecemiz kadar karanlık olmasın diye dua ederiz.” (Oscar Wilde)…
Kalemin kırıldığı nokta: “Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil.” (Necip Fazıl Kısakürek)… Ömür, bir nefes; zaman, gece ve gündüz... Gece gündüz de anlamını çoktan yitirdi mi ne… Utanmaktan utananlar öylesine çoğaldı ki, utanmayı gizleyecek gece bir tarafa, gündüz bile kirlenmiş, karanlığa bürünmüş… Hava durumu, hayâ durumu birbirine karışmış… Gece, gündüz; gündüz de gece olmuş… Hava sisli... Bize düşen, akla karayı birbirinden ayırmak... Selam, sevgi ve saygılarımla.









