Niyet etmeden, ne etsek ne yapsak nafile… Niyetin iyi ya da kötü olması, ödenen diyetle aksiyona dönüşür… Diyet, bedel veya ceza anlamında… Diyet; kadim medeniyetimizde cinayet, bedensel zarar veya maddî hasar durumlarında mağdur veya mağdurun varislerine ödenen mâlî tazminat, alternatif bir ceza (kan parası), kefalet… Kısas; bir şahsın veya şahsın ait olduğu topluluğun işlenen suça eş değer şekilde cezalandırılması… Gurre, düşürülen ceninden dolayı verilmesi gereken malî tazminat… Göze göz, dişe diş, kulağa kulak ve cana karşılık can... İslam öncesi Arabistan'da mevcut olan diyete benzer bir kavram ‘daaif’… Daaif, mağdura nakit yerine mal veya hayvan olarak ödeme yapılması… Hakk’ın hükmü: “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardır.” (Bakara, 178)… “Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, ona diyet ödemesi gerekir. Eğer o mümin, size düşman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Şayet aranızda anlaşma olan bir millettense, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafından tövbesinin kabulü için, art arda iki ay oruç tutmak gerekir. Allah bilendir. Hakim’dir.” (Nisâ Sûresi, 92)…
Niyet hâlindeki her bir şey, mâsum… Niyetin uygulanmaya dönüşümü, ya kayıp ya kazanım… Ekonomide yanlış yatırım, riskli karar veya piyasa şartları nedeniyle finansal kayıp, diyet… Meselâ, AVM'ye çok yakın bir yere mağaza açmak ve müşteri kaybetmek, yanlış teknolojik yatırım, döviz kur riskini hesaba katmamak; ekonomik diyet… Bireysel ilişkilerde ve sosyal hayatta yapılan bir hata, söylenen incitici bir söz veya sadakatsizlik vb. bir davranışın sonucunda ilişkilerinde bozulma, güven kaybı veya yalnızlık yaşamak; diyet… Birinin, ailesini ihmal etmesi nedeniyle, çocuklarının ona soğuk davranması, diyet… Birinin, ettiği dedikoduları yüzünden arkadaş grubundan dışlanması, diyet… Birinin, söylediği beyaz bir yalan sebebiyle kaybettiği güven, diyet… Birinin, geçmişteki alışkanlıkların (sigara, kötü beslenme, hareketsizlik) yol açtığı hastalıklarla veya sağlık sorunlarıyla uğraşması, yıllarca sigara içmesi nedeniyle KOAH hastası olması, diyet… Birinin, düzensiz ve sağlıksız yaşaması sonucunda bel fıtığı ve şeker hastalığına duçar olması, diyet… Birinin, fast-food yemesinden dolayı, obeziteye yakalanması, diyet… Birinin, meslekî bir hata, etik olmayan bir davranış veya yanlış bir kariyer hamlesi nedeniyle itibar kaybedip işten ayrılması veya terfi alamaması, diyet… Birinin, işlenen bir suçun karşılığı olarak hapis cezası, tazminat veya para cezası ödemesi, diyet… Birinin, yaşadığı bir travma, kayıp veya aldatılma gibi olayların ardından uzun süre çektiği acı, güven kaybı veya korku, diyet… Niyet ile diyet arasındaki zikzaklar: Geçmişte yapılan bir eylem veya alınan bir riskin gelecekteki olumsuz neden-sonuç ilişkisi… Neticesi, kaçınılmaz veya doğal bir sonuç olarak görülen diyet… Parasal veya yasal bir cezadan ziyade, soyut ve sembolik bir bedeldir diyet… Diyet ödemek, hayatın hemen her alanında yapılan hatanın, alınan riskin veya verilen zararın geri dönüşü olarak çekilen sıkıntıdır… İyi niyetler üzerine kurgulanan siyasî diyet, en kötüsü… Politik nedenlerle bedel ödemektir, siyasî mücadele veya muhalefet nedeniyle zarar görmektir, cezalandırılmaktır veya olumsuz sonuçlara katlanmaktır bu… Bu, toplumca diyet ödemek demek…
Sağlıklı bir bedene sahip olmak için de diyet öderiz, en azında diyet yaparız… Diyet yapmak da, bizden giden bir diyet nihayetinde… Mâlum, sağlıklı bir diyet, vücudumuzun düzgün çalışması için ihtiyaç duyduğu besinleri sağlayan bir beslenme düzeni… Dengeli bir diyet, sağlığımızı korumanın, hastalıklardan korunmanın ve ideal kilomuzu sürdürmenin çaresi… Dengeli bir diyet nasıl mı olmalı? Günde en az 5 porsiyon meyve sebze tüketilmeli… Esmer pirinç, yulaf, tam buğday ekmeği gibi gıdalar alınmalı… Tavuk, balık, baklagiller, fındık ve süt ürünleri yenmeli… Zeytinyağı, avokado ve fındık gibi gıdalar tüketilmeli… Şekerli içecekler, cips ve fast food gibi işlenmiş gıdalar tüketilmemeli… Fazla şeker alınmamalı… Yeterli miktarda su içilmeli… Ne yediğimiz kadar, ne kadar yediğimiz de önemli… Herkesin beslenme ihtiyacı farklı… Diyet yapmayı düşünüyorsak, mutlaka bir doktor veya diyetisyenle konuşarak bize en uygun diyet programını belirlememiz gerekir… Aslında, bize değerleri içtenlikle yaşamamız, oruç tutmamız gerekir! Yoksa niyet ve diyet birbirini olumsuz etkiler… Ameller niyetlere göre! Diyet, amelin yaptırım versiyonu… Kime niyet kime kısmet… Kimine niyet kimine diyet… Niyet, diyeti başlatan ve devam ettiren en önemli etken… Diyet, ne yediğimiz, ne kadar yediğimiz; niyet bu eylemi mümkün kılan motivasyon… Niyet olmadan diyet olmaz… Kilo vermek, sağlıklı yaşamak veya başka bir amaçla diyet yapmaya karar vermek, niyetin sonucu… Niyet, bireyi harekete geçirir ve bir beslenme planı yapmasına neden olur… Diyetin başarısı niyetin gücüyle alâkalı… Kötü niyetle başlanan her eylem kesintiye uğrar… İyi niyetle bir işe başlayanlar, hedeflerine ulaşırlar… Her hâlde diyetin bir ceza değil, bir yatırım olduğu düşünülmeli… Niyet, bir tohum gibidir; ne kadar sağlam ve güçlü olursa, diyet de o kadar verimli olur… Diyet ne yediğimizle, yediklerimizi neden seçtiğimizle de ilintili…
Diyetin bedelini ödemek (diyet ödemek), bir beslenme programına uymanın getirdiği zorlukları ve fedakârlıkları anlatmak için de gerekli… Meselâ, canının çektiği yiyeceklerden vazgeçmek, en sevilen yiyecekleri bırakmanın getirdiği psikolojik zorluk... Sosyal kısıtlamalar, dışarıda yemek yerken veya sosyal etkinliklerde özel beslenme gereksinimlerine uymak... Düzenli ve planlı olmak, yemekleri önceden hazırlamak, porsiyonları kontrol etmek ve öğün saatlerine sadık kalmak… Maddî sıkıntılar, sağlıklı ve organik gıdaların daha pahalı olması… Diyet, her şartta ve durumda bir hedefe ulaşmak için katlanılması gereken emek ve fedakârlık gerektirir… ‘Diyet’ten maksat, beslenme programı ise, bu da, her zorluğa göğüs germek ve sürece sadık kalmak icap ettirir… Her şeyin bir bedeli var… Kimileri parayla öder, kimileri kalbiyle… “Geçmişin günahları, geleceğin kefareti olur.” (Ahmet Ümit)… “Adalet, bazen sadece diyet istemez; ruhun da hesap vermesini ister.” (Orhan Pamuk)… “Diyet ödemek, sadece ceza değil; bazen bir arınma biçimidir.” (Nietzsche)… “İnsan, yaptığı hataların diyetini ödemeden özgürleşemez.” (Carl Jung)… Unutmayalım, yaptıklarımızın bir diyeti olur her zaman… Belki bugün değil, ancak bir gün mutlaka… Hayat, bize verdiğini geri ister… O zaman, diyetini ödemeden huzur bulamayız…
Önemli olan, iyi niyetle iyilikle hareket edebilmek… Bu, iyi meziyet (bir kişiyi ya da nesneyi benzerinden üstün gösteren nitelik, diğerlerinden farklı kılan ayrıcalık, erdem) sahibi olabilmek demek… Niyet olmalı ki yola koyulabilelim, ceremesi her ne ise çekmeye hazır olabilelim… Niyet ve diyet, başlangıç ve sonuç çizgisi… Bize düşen niyet ve amel (aksiyon, eylem)… Niyetsiz eylem, eylemsiz niyet; havanda su döğmek misâli… Niyet halis olmalı… Diyet de net… Selam, sevgi ve saygılarımla.









