Sistem (Latince, systēma -birleşme, oluşma, bir araya gelme; Yunanca, sustēma -yerleşme, konumlanma birleşme, bir arada duruş; Fransızca, système -birçok unsurdan oluşan düzen; İngilizce, system; Almanca, system; Rusça, sistema); nizam, bir şeyi oluşturan düzenekler, tertibat ve aygıt… Sistem; belirli bir model, yazılım ve tip… Sistem, bir düzen veya yapı içindeki bileşenlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir dizge… ‘Sistem’ sözcüğü olmadan, bir şeyin varlığını, işleyişini izah edebilmek çok zor… Sistem, birbiriyle etkileşim halinde olan bileşenlerden oluşan bir yapı… Sistem, bir bütün olarak ele alınan ve belirli bir amacı gerçekleştirmek için işbirliği yapan birçok bileşeni içeren oluşum…
Kastımız hangi sistem? Genel sistem türleri mi? Bilişim ve teknoloji alanındaki sistemler mi? Sosyal bilimlerdeki sistemler mi? Biyoloji ve doğa bilimlerindeki sistemler mi? Mekanik/fiziksel sistemler mi? Kendi dünyamızda kurduğumuz karmaşık ya da basit sistemler mi? Adı ne olursa olsun, en kötü sistem, sistemsizlikten yeğ tutulmalı elbette… Sistemi anlayabilmenin yolu, sistemin ne olduğunu ve nasıl işlediğini anlayabilmeye bağlı… Genel sistem türleri: Açık sistem, çevresiyle etkileşim hâlindeki sistem… Girdi alır, işlemden geçirir, çıktı üretir… Canlı organizmalar, işletmeler gibi... Kapalı sistem, çevresiyle etkileşimi olmayan ya da çok sınırlı olan sistem… Mühendislikte, her giriş-çıkış bilgilerinin belirlenen zamandaki mevcut değerleri; Kimyada, sadece ısı alışverişinin olması ve maddelerde bir kaybın bulunmaması gibi… Doğal sistem, insan müdahalesi olmadan var olan sistem… Ekosistem, güneş sistemi gibi... Yapay sistem, insan eliyle oluşturulan sistem… Bilgisayar sistemi, ulaşım sistemi gibi… Bilişim ve teknoloji alanında sistemler: Bilgi sistemleri; veri toplama, işleme ve bilgiye dönüştürme amaçlı sistemler… Yönetim bilgi sistemi, karar destek sistemi gibi… İşletim sistemleri, bilgisayardaki donanım ve yazılım kaynaklarını yöneten temel yazılımlar… Windows, Linux, macOS gibi... Otomasyon sistemleri, insan müdahalesi olmadan çalışan sistemler… Üretim bantları, akıllı ev sistemleri gibi… Sosyal bilimlerdeki sistemler: Eğitim Sistemi, bir ülkenin, toplumun eğitimle ilgili tüm yapıları, birimleri… Ekonomik Sistemler, bir toplumun üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerini düzenleyen yapılar... Kapitalizm, sosyalizm, karma ekonomi gibi… Siyasal sistemler, yönetim biçimini ve iktidar ilişkilerini düzenleyen yapılar… Demokrasi, otokrasi, teokrasi gibi… Hukuk sistemi, bir toplumun adalet ve yasa yapısını belirleyen düzenlemeler, yasalar... Kıta Avrupası hukuku, Anglo-Sakson hukuku, İslamî (şeri) hukuk gibi… Biyoloji ve doğa bilimlerinde sistemler: Sinir sistemi, canlının çevresel uyarılara verdiği tepkiyi düzenleyen sistem... Sindirim sistemi, besinlerin işlenmesi ve emilimini sağlayan sistem… Ekolojik sistem (ekosistem), canlıların ve çevrelerinin oluşturduğu doğal sistem… Mekanik/fiziksel sistemler: Termodinamik sistemler, enerji alışverişi yapan fiziksel sistemler… İzole, kapalı, açık sistemler... Elektrik-elektronik sistemler, devreler ve bileşenler arasındaki işleyiş sistemleri…
Vücudumuzun ve hayatımızın her bir noktası, her bir anı, bir sisteme tâbi… Meselâ, bilgisayar sistemi; donanım, yazılım, kullanıcılar ve veriler gibi birçok bileşeni olan yapı… Bilgisayar sistemindeki bileşenler, veri işleme, depolama ve iletişim için kullanılmakta… İşletim sistemleri, veri tabanı yönetim sistemleri, ağ sistemleri vb. sistemler; bilgisayar sistemlerinin alt kategorileri… Biyolojide, organizmalar; sindirim sistemi, solunum sistemi, dolaşım sistemi vb. alt sistemlerden oluşmakta… Fizikte, termodinamik sistemler, enerji ve madde alışverişi yapan bileşenlerden oluşmakta… Matematikte, bir sistem; bir veya daha fazla denklemle ifade edilen f(x)=x2+x1 gibi değişkenlerin bir araya geldiği yapı… Toplumsal sistem (ekonomik sistem, politik sistem ve kültürel sistem vb.); insanlar arasındaki ilişkiler ve yapılar… Ahlâkî olan ya da olmayan her ne ise, bir sistemin ürünü… Mükemmel sistem, mükemmel insanla mümkün… Her sistemin bir kusuru var… İlâhî sistemin haricinde, her bir sistemde hataların ve yanlışların olması normal… Sistemlerdeki çarpıklıkları dile getiren pek çok tespit var: “Bir etik sistem aynı anda hem iktidara talip olup, hem de ‘etik’ kalamaz.” (Stephen W. Hawking)… “Bazı uluslar kifayetsiz liderlerce yönetildikleri ve kültürel ve etnik olarak parçalanmış durumda oldukları için işlemez haldeler.” (H.P. Blavatsky)… “İçinde insan faktörü olan her sistem hataya açıktır.” (Theodore John Kaczynski)… “Her sistem gelirken kendi gazetecisini, kendi sanatçısını, kendi yalakasını beraberinde getirir.” (Peter M. Senge)… “İnsanlığı korkutarak kontrol eden, korkuyla beslenen bu sistem başı sıkıştığı her an, korku salan bir düşman yaratıyordu.” (Michael J. Behe)…
Kadim medeniyetimizde, Farabi, ‘El-Medinetü'l-Fâzıla’ (Erdemli Şehir) adlı eserinde, toplumun erdemli bir liderin rehberliğinde adâleti ve mutluluğu yakalayabileceğini söylemiş… Farabi’ye göre, bir toplumun ideal olması için üyelerinin iş birliği içinde hareket etmesi ve ortak hedeflere yönelmesine bağlı… İbn-i Sina, İbn Rüşd de bu fikri desteklemiş, devleti toplumun düzenini sağlayan ve bireylerin ahlâkî gelişimine katkıda bulunan bir yapı olduğunu dillendirmişler… Kadim medeniyetimizde hayat sistemi, bireyin ahlâkî olgunluğa ulaşmasına göre kurgulanmış… Gazali, ‘İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn’ (Din İlimlerinin İhyası) eserinde, bireyin iç dünyasını temizlemesi ve nefsini terbiye etmesi gerektiğini vurgulamış… Gazali’ye göre, ideal bir hayat, kişinin Allah'a yakınlaşması ve ahlâkî değerleri benimsemesiyle ve ekonomik sistemin adaletli bir şekilde işlemesiyle mümkün… İbn-i Haldun, ‘Mukaddime’ adlı eserinde devletin ekonomiye müdahalesinin sınırı, servetin dağılımı ve vergilendirme gibi konuları ele almış… İbn-i Haldun’a göre, ideal bir sistemde servet belli bir zümrenin elinde birikmemeli, âdil bir ticaret anlayışı hâkim olmalı ve devlet, toplumsal refahı sağlamak için gerekli tedbirleri almalı… Ekonomik sistem; faizsiz olmalı ve zekât gibi sosyal yardımlaşma mekanizmaları üzerine konuşlandırılmalı… İlim teşvik edilmeli… Bilim ve din birbirini desteklemeli… Bîrûnî ve Harezmî, bilimsel çalışmaların ilerlemesiyle insanlığın daha iyi bir hayata ulaşacağını düşünmüşler… Farabi, mantığı kullanarak doğru düşünme becerisinin, bireyi ve toplumu ideal olana yönelteceğini ifade etmiş… Âdil bir devlet, ahlâklı bireyler, dengeli bir ekonomi ve bilimin ışığında ilerleyen bir toplum… Mazide, bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği veya bozulması, sistemin bütününü olumsuz etkilemiş…
Unutmayalım, küçük bir sistemdeki küçük bir bozulma, diğer her bir sistemin önce bozulmasına sonra da çökmesine sebep olur… Toplumun bozulmasına neden olabilecek her bir şey, o toplumun temel yapı taşlarını oluşturan ve düzenini sağlayan mekanizmaların işlemez hâle gelmesidir… İşleyen sistemlerden herhangi birinin işlevini yitirmesi veya bozulması, toplumsal çözülmeye yol açar… Adalet sistemi bozulduğunda, eşitsizlik ve haksızlıklar artar; güçlülerin zayıfları ezmesi normalleşir; toplumda güven kaybı olur… Eğitim sistemi bozulduğunda; niteliksiz, eleştirel düşünemeyen bireyler yetişir; bilimsel ve etik değerler zayıflar; toplum kolaylıkla manipüle edilir… Siyasî sistem (yönetim) bozulduğunda; yozlaşma olur, liyakatsizlik artar; halkın, kendini temsil edenlere güveni kaybolur; sosyal çatışmalar ve kutuplaşmalar olur… Ekonomik sistem bozulduğunda; gelir uçurumu artar, yoksulluk ve işsizlik olur; rüşvet ve kayırmacılık yaygınlaşır; toplumda ahlâkî çöküş başlar… Kadınlar ve erkekler arasındaki cinsel, toplumsal ve kültürel farklılıkları yok sayan, erkek veya kadın, anne veya baba olmayı önemsiz kılan ve kişilerin sorumluluklarını dikkate almayan anlayışın sonucunda, aile sistemi bozulduğunda; nesiller arası aktarım (değerler, kültür) kesilir; psikolojik sorunlar ve suça eğilimli bireyler çoğalır; toplumsal dayanışma zayıflar... Sağlık sistemi bozulduğunda; salgın hastalıklar, önlenebilir ölümler artar; sosyal eşitsizlik derinleşir; toplumun üretkenliği düşer, genç nüfus azalır… Medya ve bilgi sistemi bozulduğunda; dezenformasyon (bilgi çarpıtma) yaygınlaşır; toplum gerçeklerden kopar, kitleler yönlendirilebilir hâle gelir… Bütün bunların üstesinden gelebilmek için tek çözüm, kadim medeniyet kodlarımıza dönmek… Mevcut dünya sisteminin cılkı çıkmış...
Hayat tarzımızı oturtmamız gereken sistem, kadim medeniyet değerlerimiz… “Bir şeyin ticaretini yapan onu satar, sattığı ise artık kendisinin değildir; dolayısıyla kim din tacirliği yaparsa onun dini yoktur.” (El Kindi)… Bize düstur olması gereken bu söz üzerine kurgulanacak toplum sistemine ihtiyacımız her zamankinden çok daha fazla… Selam, sevgi ve saygılarımla.









