Çivisi çıkmak, bir yapı ya da düzenin temel bileşenlerinden birinin veya birkaçının yerinden çıkması sonucu olan bozulma ve düzensizlik durumu… Çivisi çıkmak; hayatta, aile içi sorunlar, iş yerindeki aksaklıklar veya toplumsal olaylar, büyük bir karmaşa, kargaşa/kaos hâli… Bir yapı, düzgün çivilenmediğinde sallanır, sonunda yıkılır… Toplumu diri tutan, birlik ve beraberliği sağlayan etik/ahlâkî her bir değer, norm çivi gibidir… Çivisi çıkmak, böylesine önemli hâdise… Bir cemiyetin çivisi çıkınca; hukukun üstünlüğü ve şeffaflık vb. aslî ilkeler kaybolduğunda sistem çöker, insanların adalete olan güvenleri biter… Dünyanın çivisi çıkınca, ipi kopunca; keşmekeşlik içinde olunur, saygısızlık, umursamazlık, nemelazımcılık olur…
Çivisi çıkmak, çok eski bir inanca göre, yeryüzünden gökyüzüne uzanan bir kazık olduğuna inanan insanların, gün boyunca yer değiştirmeyen, gökyüzündeki bütün yıldızları bir arada tuttuğuna inandıkları, göğün direği, tanrının kapısı gibi gördükleri kutup yıldızına (çivi yıldızına), ‘demir kazık’ demişler… Demir kazığın ya da bu büyük çivinin yeryüzünde karşılığı olmalı diye düşünmüşler ve birçok yere kutsanmış çiviler (kazıklar) dikmişler, dua ve isteklerin çiviler aracılığıyla ulaşacağına, Tanrı’yla iletişim kuracaklarına inanmışlar… Bu nedenle yaşadıkları yerlerde, kayın ağacı, çam ağacı ya da büyük bir taş dikmişler… Diktikleri demir kazık yerinden oynayacak olursa yani yeryüzünün çivisi çıkarsa, her şeyin sonunun geleceğine, kıyametin kopacağına inanmışlar... Toplumda, ortalık karıştığında, düzen bozulduğunda, ahlâksızlık yaşandığında, dua ve istekleri Tanrı’ya ulaştıracak bu çivilerin, kazıkların yerlerinden çıkmasına bağlamışlar… Bir başka rivayete göre, Kudüs’teki Kubbet-üs Sahra'nın içinde bulunan muallak taşının altındaki mağaranın duvarında bir taş, taşın üzerinde de sıra hâlinde delikler varmış… Bu deliklerin sadece son üç tanesinde çivi çakılı imiş… İnsanlar, buraya gelip çivileri yoklarmış. Bir tanesi hiç oynamazmış, diğeri hafif oynarmış, sonuncusu ise, yerinden çıkacakmış gibi gevşek dururmuş… İnsanlar, bu çivilere dokunurlarmış ve sağlamlıklarını görüp rahatlayarak, dünyanın çivisi daha sağlam, kıyamet kopmayacak diye düşünürlermiş… Bu taşın üzerindeki bütün çiviler çıktığında kıyametin kopacağına dair bir inanış varmış… 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa (1872-1922), bir gün mağaraya girdiğinde bu taşı ve çivileri görmüş ve bunların anlamını sormuş, aldığı cevap üzerine, bu uydurma şeyin kaldırılmasını emretmiş…
Toplumun çivisinin çıkması, nasıl mı olur? Birçok sebep var… Toplumsal gerilimler, protestolar, ekonomik krizler ve sosyal adaletsizlikler… Ani ve hızlı kültürel değişimler… Büyük ekonomik buhranlar, işsizlik oranlarının artması ve mâli belirsizlikler, düzenin bozulması… Yoksulluk ve gelir eşitsizliği… Bireylerin yoğun stres altında kalması, sosyal ilişkilerde düzenin bozulması… Ani hastalıklar, iş kaybı veya kişisel krizler… İşin cılkı, çivisi çıkınca, bireyin mâruz kaldığı psikolojik etkiler (anksiyete ve stres), zihinsel ve duygusal sağlığın bozulması, çaresizlik ve yetersizlik hissi… Toplumsal düzenin bozulması, toplumda güven kaybı ve istikrarsızlık, sosyal bağların zayıflaması, toplumsal huzursuzluğun artması… Aile içi ve arkadaşlık ilişkilerinin bozulması… Çivinin çıkmasına neden olan, düzeni bozan unsurlar: Hukukun üstünlüğünün zedelenmesi, siyasî çıkarlar için esnetilmesi, adalet mekanizmasının yozlaşması, keyfî uygulamaların yaygınlaşması, devlet kurumlarının işlevselliğinin azalması… Popülizm ve gerçeklikten kopuş, liderlerin, köklü çözümler yerine halkın kısa vadeli duygularına hitap eden politikalar benimsemesi… Medya manipülasyonu, bağımsız medya üzerindeki baskılar, halkın gerçeğe erişiminin engellenmesi, medyanın propaganda aracına dönüşmesi, sosyal ve evrensel değerlerin erozyona uğraması… Yolsuzluk ve nepotizm (kayırmacılık, akraba kayırma, öznel ve âdil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık)… Kamu kaynaklarının haksızca kullanılması, yetkinlik yerine sadece sadakate dayalı atamalar… Gerçekten en kötü durum, siyasette her bir şeyin çivisi çıkmak olsa gerek… Mâlum, politika, toplumun yönetim mekanizmalarını şekillendiren, bireylerin yaşamlarını etkileyen ve geleceği belirleyen bir alan… Siyasetin çivisi çıkınca, çivinin, aynı politikacılar tarafından tekrar çakılması da pek işe yaramaz… Çiviyi çakan usta, işinin ehli, dürüst olmalı ki çivi sağlam çakılabilsin…
Dünyanın jandarması rolünü oynayan süper güçlerin çivisi çıkmış, her şeyi bildiğini sananlar da yamyam-tamtam rolünü oynuyorlar, güya çıkan çivileri çakmaya çalışıyorlar, ortalığı karıştırıyorlar, burası şurası benim demekle yeniden büyük olacaklarını sanıyorlar… Sallıyorlar ve savuruyorlar… Müflis tacir tavırlarıyla, Filistinlileri yurtlarından etmeye çalışıyorlar… Neyin, kimin çivisi çıktı acaba? Bir şeyin çivisi çıkmaya görsün, her bir şey toz duman olur… Acı olan, çivisi çıkmış olanların çivi çakmaya çalışmaları… Çivisi çıkmak… Çivisi çıkmış insanın, insanları zıvanadan çıkarması en kolay çıkma eylemi… Bu, toplumsal düzenin kaybolması ve sorumlulukların sorun hâline evrilmesi demek… Böylesi bir hengâmede, istediğimiz kadar, çivi gibi çivi kesmelim, çivi kıralım, çivi sokalım, ne yazar… Dünyanın çivisi çıkmış bir kere… Düzen tersyüz olmuş… Her bir şey, olay ve durum kontrolden çıkmış… Kimse heveslenmesin, tarihe mühür vurmak, çıkan çivileri çakmak, yine Türkiye’nin işi… Mazlumun, mağdurun yanında, tarihin doğru tarafında olan Türkiye’nin…
Çıkan çiviyi çakmak, yeni çıkış yollarını devreye sokmakla mümkün… Bunun için; hesap verebilirlik mekanizmaları devreye sokulmalı… Yönetimde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri uygulanmalı, adalete olan güven yeniden tesis edebilmeli… Bağımsız kurumlar güçlendirilmeli, bağımsız yargı, tarafsız medya ve etkin denetim organları siyasetin düzenini yeniden sağlamalı… Davranış eğitimine önem verilmeli… Toplumda her birey siyasî okuryazar yapılmalı, popülizmin etkileri yok edilip demokratik katılım arttırılmalı… Anksiyete ve stresle başa çıkmak için psikolojik destek alınmalı… Farkındalık kazanılmalı… Zihinsel sağlığın koruması ve stresle başa çıkabilmek için, meditasyon teknikleri kullanılmalı… Kadim medeniyet değerlerimize göre hareket edilmeli, fikredilmeli, zikredilmeli ve şükredilmeli… Toplumda dayanışma ve birlik duygusu güçlendirilmeli… Gönüllü çalışmalara ve topluluk etkinliklerine iştirak edilmeli… Ani ve beklenmedik krizlerle başa çıkmak için etkili kriz yönetimi stratejileri geliştirilmeli, kaos durumlarıyla daha iyi başa çıkmaya hazırlıklı olunmalı… Proaktif tedbirler alınmalı (olumsuz bir şeyin olmasını beklemek yerine, yapılan erken değişikliklerle durumu kontrol altına alınmalı) ve riskler azaltılmalı…
Çıkan çiviyi yerine çakmadan önce, kontrol edip, belki de sağlam olan yenisiyle değiştirmek de gerekebilir… Çiviyi çakan usta da değiştirilebilir… Bu, işin çivisinin çıkmaması için elzem… Toplumsal ve bireysel düzeydeki düzensizliklerle başa çıkma yollarını dillendiren güzel tespitler: “Bir şeyin ticaretini yapan onu satar, sattığı ise artık kendisinin değildir; dolayısıyla kim din tacirliği yaparsa onun dini yoktur.” (Farabi, 870-951)… “Bir toplumda adalet kaybolursa, düzen bozulur ve sonunda yıkılır.” (Gazali, 1058-1111)… “Devletler ve toplumlar, ahlâkî çöküş yaşadığında ve liyakat yerine çıkar gözetildiğinde zayıflar ve yıkıma sürüklenir.” (İbn Haldun, 1332-1406)… “Eğer bir toplumda iyiler susar, kötüler konuşursa; orada düzen bozulur, bereket gider.” (Mevlânâ Celaleddin Rûmî, 1207-1273)… “Düzen yoksa, kaos başlar.” (Voltaire)… “Kaos, henüz çözülmemiş bir düzendir.” (Albert Einstein)… “Bazen düzenin çivisi çıkmalı ki, insanlar yeni düzeni keşfetsin.” (Anatole France)…
‘Dünyanın kazığı’ ve ‘evin direği’; ‘dünyanın çivisi’nin farklı versiyonları olsa gerek… Latife bir tarafa, gerçekten çivisi çıkmayan ne kaldı? Bunca sapkınlık, şiddet, istismar, katliam, düşmanlık, adaletsizlik, hırsızlık varken… Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven kanalımı takip etmeniz, linki arkadaşlarınızla paylaşıp destek olmanız, olumlu-olumsuz görüşlerinizi, eleştirilerinizi iletmeniz dileğiyle…










