Görev bilinci (vazife şuuru); kişinin kendisine düşen rolü anlaması, bu rolün gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmesi ve bunu yaparken iç disiplin göstermesi… Görev bilinci, bir bireyi ve toplumu ayakta tutan erdem… Görev bilinci, bireyin sorumluluklarını yerine getirme konusundaki farkındalığı ve içsel motivasyonu… Görev bilinci, sadece verilen emirleri yerine getirmek değil, aynı zamanda doğru olanı kendi inisiyatifiyle yapabilme cesareti… Görev bilincine sahip birey; kendisini ve içinde bulunduğu toplumu düşünerek hareket eder… Görev bilinci, bireyin toplumla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkiler. Görev bilinci, toplumun güven, saygı ve düzen üzerine inşa edilmesini sağlar… Bir öğretmenin öğrencilerine, bir doktorun hastalarına ya da bir kamu çalışanının halka karşı gösterdiği sorumluluktur, özendir, görev bilincidir… Görev bilinci; iş, aile, eğitim, kamu vb. hizmetlerde ve hayatın her alanında son derece önemli…
İş dünyasında görev bilinci, verimlilik ve güvenirlik demek… Çalışanlar görevlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğinde; ekip çalışması güçlenir, iş ortamında güven duygusu pekişir, şirket ve ülke kazanır… Görev bilinci doğuştan gelen bir özellik değil, sonradan kazanılan bir alışkanlık aslında… Görev bilincini geliştirmek için; çocuklara küçük yaşlardan itibaren sorumluluk verilmeli… Davranış eğitimiyle, görev bilinci kazanılır… Görevini özveriyle yapan bir kimse, çevresinde olumlu rol model olur… Görev bilincinin kalıcı hâle gelmesi, içsel motivasyonun desteklenmesine, kişinin yaptığı işin anlamlandırmasına, sahip olduğu görevleri ve sorumlulukları içselleştirmesine ve en iyi şekilde yerine getirmesine bağlı… Görev bilincine sahip bir birey; kendine verilen işleri tamamlar, etik değerlere, disipline ve toplumsal faydayı dikkate alır… Bir kişinin görev bilinci yüksek olduğunda, işlerini zamanında ve kaliteli bir şekilde yapar… Bu; bireysel başarıyı artırır, ekip çalışmasını güçlendirir ve topluma olumlu katkı sağlar… Görev bilincinin güçlü olması; verimliliği, güvenirliliği ve başarıyı artırır ve kalıcı hâle getirir… Görev bilincinin gelişimi, kişisel ve çevresel faktörlere endeksli… Görev bilicini artırmak için bireyler ve organizasyonlar neler mi yapmalı? Kişi, yaptığı işin neden önemli olduğunu bilmeli ve hedeflerini netleştirmeli… Zorluklarla karşılaşıldığında bile, görevler eksiksiz yerine getirilmeli… Planlı ve düzenli bir çalışma modeli benimsenmeli, görev bilinci pekiştirilmeli… İş birliği içinde çalışılmalı, görevlerin başarılı bir şekilde tamamlanmasına katkıda bulunulmalı… İçsel ve dışsal motivasyon kaynaklarıyla kişinin kendini sürekli geliştirmesi sağlanmalı… Disiplinli ve sorumluluk sahibi olunmalı ve planlı hareket edilmeli… Bireyler dayanışma içinde olmalı… Görev ve görev bilincinin en güzel tanımı ve açıklaması kadim medeniyet değerlerimizde gizli… “Emanetleri ehline verin.” (Nisâ, 58)… “Yaptığınız işi en iyi şekilde yapın.” (Tevbe, 105)… “İnsan ancak çalıştığının karşılığını alır.” (Necm, 39)… “Allah iş yapanın işini güzel yapmasından hoşlanır.” (Hadis-i Şerif)… “Mümin, güvenilir kişidir.” (Hadis-i Şerif)…
Görev bilinci, adâlet olmadan olmaz… Görev bilinci; empati, merhamet ve disiplin olmadan olmaz… Görev bilincini dillendiren unutulmaz sözler: “Adâlet, mülkün temelidir… İnsanların en âcizi, görevini yapmaktan âciz olandır…” (Hz Ali)… “Biliniz ki, en üstün amel, Allah'ın farz kıldığı görevleri yerine getirmek ve O'nun haram kıldığı şeylerden sakınmaktır.” (Ömer bin Abdülaziz)… “Her kimin ilmi artar da ameli artmazsa, zararı faydasından çok olur.” (İmam Gazali)… “Aşk ile yapılan işler güzeldir.” (Mevlana Celaleddin Rumi)… “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.” (Yunus Emre)… “Bir insanın görevi, dünyayı değiştirmek değil, kendini değiştirmektir. Ama kendini değiştirsen, dünya da değişir.” (Konfüçyüs)… “En büyük görev, insanlığa hizmettir.” (Victor Hugo)… “Hayattaki en önemli görev, kendinizi bulmaktır. Gerisi kendiliğinden gelir.” (Mahatma Gandhi)… “Gerçek mutluluk, başkalarına hizmet etmekten geçer. Görevini yerine getiren insan, huzurlu olur.” (Albert Schweitzer)… “Görev ahlakı, insanın kendi içindeki yasadır. Ona uymak, özgürlüktür.” (Immanuel Kant)… “Zafer, 'yapılabilir' dediğimizde başlar. Görev, inançla yerine getirilir.” (Napoleon Bonaparte)… “Gerçek mutluluk, başkaları için bir şeyler yapmaktan gelir. Görev, sevgiyle taşınan bir yüktür.” (Helen Keller)… “İnsanın asıl görevi, kendini aşmak ve başkalarına ışık olmaktır.” (Leo Tolstoy)… “Sadece kendimiz için değil, başkaları için de ne yapabileceğimizi düşünmeliyiz. Görev, millete hizmettir.” (John F. Kennedy)…
Görev bilinci ve etik değerler üzerine yazılmış bazı kitaplar: Søren Kierkegaard’ın farklı hayat tarzları arasındaki çatışma ve insanın gerçek özünü keşfetme çabasına dair ‘Ya da/ya da’… Daniel Goleman’ın yazdığı ‘Duygusal Zekâ’… Marshall Goldsmith’in başarıya ulaşmak için alışkanlıkları değiştirme ve görev bilinciyle hareket etme üzerine yazdığı ‘İş Dünyasında Zirveye Giden Yol’… Malcolm Gladwell’in başarıya ulaşmada aile, kültür ve sınıf gibi faktörlerin etkisini incelediği Outliers (Çizginin Dışındakiler)… James Clear’ın disiplinli bir şekilde görevleri yerine getirmek için alışkanlık oluşturma teknikleri hakkında yazdığı ‘Atomic Habits’ (Atomik Alışkanlıklar)… Jocko Willink & Leif Babin tarafından yazılan, Navy SEAL eğitimlerinden örneklerin verildiği ve görev bilinci ve liderliğin anlatıldığı ‘Extreme Ownership’ (Aşırı Sorumluluk)… Stephen R. Covey’in sorumluluk, öncelik yönetimi ve görev bilinci hakkında yazdığı ‘The 7 Habits of Highly Effective People’ (Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı)… Angela Duckworth’ın uzun vadeli hedefler için görev bilinci ve kararlılığın önemini vurguladığı ‘Grit’ (Azim)… Marcus Aurelius’in disiplin ve sorumluluk anlayışı hakkında yazdığı ‘Meditations’ (Kendime Düşünceler)… Daniel H. Pink’in motivasyon ve içsel görev bilincinin psikolojik temelleri hakkında yazdığı ‘Drive’ (Sürücü)… Cicero’nun Antik Roma’da devlete ve topluma karşı görevler hakkında yazdığı ‘On Duties’ (Görevler Üzerine)… Ahmet Şerif İzgören’in liderlik ve ekip çalışması bağlamında görev bilincinin önemi vurguladığı ‘İş Yaşamında 100 Kanguru Sistem Liderliği’…
Görev bilinci ile ilgili ibretlik bir kıssa: Osmanlı şeyhülislamlarından olan Molla Fenari şeyhülislam olmadan önce Bursa kadısı imiş… Onun kadılığı sırasında bir adam pazardan bir at satın almış… Lâkin alışverişin hemen arkasından atın hasta olduğunu fark etmiş… Geri vermek istemiş, ancak satın aldığı adam zorluk çıkarmış; atın hastalığını kabul etmemiş… Adam hemen kadıya gitmiş, kadı Molla Fenari’yi yerinde değilmiş o an… Mahkeme ertesi güne kalmış… Maalesef, o gece at ölmüş… Adam ertesi gün olanları Molla Fenari’ye anlatmış; mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sormuş… Molla Fenari: “Senin zararını ben ödeyeceğim.” demiş… Adam hayretle Molla Fenari’ye bakmış; “Niçin siz ödeyeceksiniz, konuyla ilginiz ve suçunuz yok ki…” demiş… Molla Fenari: “Evet öyle görünüyor ama aslında benim de suçum büyük. Eğer sen dün geldiğinde ben yerimde olsaydım, olaya müdahale eder, atı geri verdirir, paranı iade ettirirdim. Bu imkân şimdi yok olmuş durumda… Senin zararına, benim mahkemede bulunmamam sebep olduğu için zararı ben ödeyeceğim…” demiş… “ Görev bilincinin günümüzdeki izdüşümü ve yansımaları da keşki böyle olabilse… Görev bilincinin yerini görevi savsaklama ve görevi suiistimal etme yer almış… Üstüne üstlük, üstüne vazife olmayan her bir şey, görev hâline gelmiş… Görev yapmak şöyle dursun; görevi savsaklamak ve görevsizlik, görev diye algılanır olmuş…
Görev her ne olursa olsun, onu sevgi ve özenle yapmalı insan… Bu, işin hakkını vermek ve onu en iyi şekilde yapmak demek… Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven kanalımı takip etmeniz, linki paylaşıp destek olmanız, olumlu-olumsuz görüşlerinizi, eleştirilerinizi iletmeniz dileğiyle…









