Sabır (Arapça, ṣabr-bir bitki; Süryanice, ṣabrā; Akadça, ṣibāru -sivri bir alet, ilaç); engellemek, hapsetmek, öfkeye hâkim olmak ve telaşa kapılmamak anlamında… Sabır, hayatın zorluklarına karşı direnç… Sabır, insanın karşılaştığı zorluklar, sıkıntılar ve belalar karşısında gösterdiği metanet ve direnç… Sabır, sadece bir erdem değil, aynı zamanda insanın manevî gelişiminde önemli bir rol oynayan bir davranış biçimi… Sabır, kişinin başına gelen musibetlerin Allah’tan olduğunu kabullenmesi ve mükâfatını Allah’tan beklemesi… Sabır, insanın hayatında karşılaştığı her türlü zorluk ve sıkıntıya karşı gösterdiği dayanıklılığın ifadesi… Sabır, sadece olumsuz durumlar karşısında değil, aynı zamanda hedeflere ulaşmak için gösterilen çaba ve bekleyiş vetiresi/süreci…
Sabır, taşa yüklense dertten çatlardı… Sabır taşı da olsa… Sabır taşı (dumortierit), kimyasal olarak alüminyum boro-silikat minerallerinden ‘Al7BO3(SiO4)3O3’ ibaret olan taş… Sabır taşı, antioksidan, analjezik ve antimikrobiyal özelliklere sahip olan antrokinon türevleri ve uçucu yağlar içeren taş… Sabır taşındaki bileşenler, taşın ağızda ekşi bir tat bırakmasına neden durum… Sabır taşı, son noktaya kadar zorlansa, sabra ne kadar dayanabilirdi insan, acaba? Sabır taşı da çatlar elbette… Yine de bağrımıza taş koymak ve öylece sabretmek gerek… Sabır taşı, işin bahanesi… Anadolu’da, çocukları sütten kesmek için anneler tarafından meme uçlarına sürülen taştır, sabır taşı… Taşın ekşi ve acı bir tadı olduğundan, çocukların emmeyi bırakmasına yardımcı olan taştır, sabır taşı… Parmak uçlarına sürülerek, tırnak yeme gibi istenmeyen alışkanlıkların bırakılması için kullanılan taştır, sabır taşı… Çocukların ve yetişkinlerin pek çok zararlı alışkanlıklarından vazgeçmeleri için de kullanılan taştır, sabır taşı…
Kadim medeniyetimizde sabır; cismanî, nefsanî ve ahlâkî… Cismanî sabır; insan bedeninin maddî olarak maruz kaldığı zorluklara (hastalık, acı vb.) sabretmesi… Cismanî sabır, zorunlu olarak gösterilen bir dayanıklılık… Nefsanî sabır; ruhun manevî olarak sevilen veya kerih görülen işlere karşı verdiği mücadele… Nefsanî sabır, kişinin kendi tercihiyle gösterdiği bir direnç… Ahlâkî manada sabır, önemli bir fazilet… Kur’an’da yüzden fazla ayette sabırdan bahsedilmekte ve sabredenlerin Allah’ın sevgisine mazhar olacağı vurgulanmakta… Sabır, bir nimet… Sabrın sonu zafer… Sabır ve nefis, İslam tasavvufunda önemli kavramlar… Sabır, kişinin nefsini kontrol altında tutması, zorluklar karşısında metanet göstermesi ve Allah’a tevekkül etmesi… Nefis; insanın içindeki uygun olmayan arzular, istekler, kötü eğilimler… Kişinin manevî yolculuğunda kat ettiği aşamaları temsil eden, nefsin yedi mertebesi mevcut… Nefs-i emmâre, kötülüğü emreden nefis… Nefs-i levvâme, kendisini kınayan nefis… Nefs-i mülhime, ilham alan nefis… Nefs-i mutmainne, huzura ermiş nefis… Nefs-i râdıye, Allah’tan razı olan nefis… Nefs-i merdıyye, Allah’ın kendisinden razı olduğu nefis… Nefs-i kâmile, olgunlaşmış nefis… Sabır, nefsin bu mertebelerinde ilerlerken kişinin en önemli yardımcıları… Sabır sayesinde kişi, nefsinin kötü eğilimlerine karşı koyabilir ve manevî olgunluğa ulaşabilir…
Sabır nasıl mı çekilir? Dişini sıkarak, zorluklara dayanarak… Bir insanın sabrı nasıl mı taşar? Artık dayanamayacak duruma gelince… Sabrı tükenince, sabır gösteremeyecek hâle gelince… Önemli olan, ya sabır çekmek, sıkıntılı bir duruma sabırla katlanmak… Her ne olursa olsun sonuna kadar, sabır taşı olmak, çok sabırlı olmak gerek… Elbette her sabrın da bir sonu var… Sabrın sonuna gelindiğinde, artık sabredecek güç kalmadığında, istenmeyen sonuçlar olacaktır… Sabır, herkesin harcı değil… Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas (sabırla beklenen şeylerin sonunda güzel sonuçlar verir)… Mâlum, sabreden derviş muradına erermiş, sabırlı olan kişi sonunda amacına ulaşırmış… Kim ne derse desin, sabrın sonu selamet, sabır gösteren kişinin sonunda başarıya ulaşacağı bir gerçek… Öyle ya, tekkeyi bekleyen çorbayı içer, sabırlı olan kişi sonunda emeğinin karşılığını alır… Sabır, olumsuz görünen eylem… Sabır, insan psikolojisi üzerinde olumlu etkileri olan hâl… Zorluklar karşısında sabırlı olmak, kişinin stres seviyesini azaltır ve daha sağlıklı bir hayat sürmesini sağlar… Sabır, kişinin hedeflerine ulaşma sürecinde motivasyonunu korumasına ve daha dirençli olmasına katkı sağlar… Sabır, hayatın her alanında önemli… Sabır, huzurun temeli… Yunus Emre, sabrı harikulade izah etmiş: “Dinle, söyleyeyim sabır hâlini… Cümle âlem sabra verdi malını… Tüm bozguncuları mat eder sabır… O sebepten mutluluk ihsanıdır.”… Sabır denince, ilk akla gelen isim, Hz. Eyyüp (A.S.)… ‘Eyyüp sabrı’ ifadesi, sabrın en üst düzeyi… Hz. Eyyüp (Ayyub)’in hayatındaki gösterdiği sabrı bilmeyenimiz yoktur… Hz. Eyyüp, Kur’an’da ve diğer kutsal metinlerde, büyük sıkıntılar ve hastalıklarla sınanmış, ancak bu zorluklar karşısında sabrını ve imanını kaybetmemiş sabır timsali… Hz. Eyyüp’ün sabrı… Çektiği hastalık ve sıkıntılar… Hz. Eyyüp, uzun yıllar süren ağır bir hastalıkla sınanmış, malını ve çocuklarını kaybetmiş, ancak bu zorluklar karşısında sabrını ve Allah’a olan bağlılığını korumuş… Hz. Eyyüp’ün ettiği dua ve iman… Tüm bu sıkıntılar sırasında, Hz. Eyyüp sürekli dua etmiş ve Allah’tan yardım dilemiş… Onun sabrı ve duası, sonunda Allah tarafından kabul edilmiş ve sağlığına kavuşmuş… Hz. Eyyüp’ün gösterdiği sabır, ‘Eyyüp sabrı’… Eyyüp sabrı, büyük zorluklar karşısında gösterilen sabır…
‘Sabır’ için söylenen birçok söz var… “Allah sabredenle beraberdir.” (Hadis-i Şerif)… “Genişlik, sabırdan doğar. Kim sabrederse rızkı gelir ona. Aşırı hırsla çalışma ve çabalama sabırsızlıktır.” (Hz. Mevlana)… “Sabreden derviş muradına ermiş.” (Atasözü)… “Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.” (Honoré de Balzac)… “Sabır kara bir dikeni yutmak, diken içini parçalayıp geçerken de hiç ses çıkarmamaktadır.” (Şeyh Edebâli)… “Sabır boyun eğmek değil, mücadele etmektir.” (Hz. Ömer)… “Sabır, bilgeliğin arkadaşıdır.” (Saint Augustinus)… “Büyük başarıların sahipleri, küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir.”(Friedrich Schiller)… “Yiğitlik intikam almakta değil, tahammül göstermektedir.” (William Shakespeare)… “Sabır, kuvvetin bir başka adıdır.” (E. B. Browding)… Sabır ve sabrın akabindeki beklentiyi dillendiren, hârika dizeler: “Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır… Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır… Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır… Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır… Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır… Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır… Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır… Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır…” (Sezai Karakoç)… Necip Fazıl Kısakürek’in sabrın Allah’a tevekkül ve güven anlamına geldiğini, sabırla zorlukların üstesinden gelinebileceğini ifade eden, ‘Sabır’ adlı şiiri, sabrın önemini ve değerini vurgulayan etkileyici bir eser… Şiirde, sabrın sonunda selamete ulaşılacağı ve sabrın hayra alamet olduğu anlatılır: “Sabrın sonu selâmet… Sabır hayra alâmet. Belâ sana kahretsin… Sen belâya selâm et!”… Nâzım Hikmet’in ‘sabır' temalı dizeleri, umut ve direnişle ilintili şiirinden bir kısım: “Biraz daha sabır, biraz daha inat, kapının arkasında bekleyen ölüm değil, hayat…”…
Güç, sabırda gizli… “Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anında kendisine hâkim olandır.” (Hadis-i Şerif)… “İnsanlarla bir arada yaşayan ve onların eziyetlerine sabreden mümin, insanlarla bir arada yaşamayan ve onların eziyetlerine sabretmeyen müminden daha büyük ecre nail olur.” (Hadis-i Şerif)… Marifet, her düşündüğümüzü hemen söyleyivermek değil… Asıl marifet, büyük düşünüp, sabredip, yerinde ve zamanında söyleyebilmek… Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven kanalımı takip etmeniz, linki arkadaşlarınızla paylaşıp destek olmanız, olumlu-olumsuz görüşlerinizi, eleştirilerinizi iletmeniz dileğiyle…









