Güzelleme yapmak, güzellikleri görmek ve paylaşmak sanatı… Güzelleme yapmak, aşkın ve hayranlığın şiirsel ifadesi… Güzelleme yapmak; aşk, sevgi, doğa ve dostluk gibi temalarının işlendiği ve dilin estetik gücünün kullanıldığı, bir kişinin veya doğanın güzelliklerinin övgüyle anlatıldığı şiir, halk edebiyatı türü… Güzelleme yapmak, hayranlık ve takdir duygularını ifade etmenin güzel yolu… Güzelleme yapmak, hayatın ve insanların güzel yanlarını öne çıkaran, onları yücelten ifade biçimi… Güzelleme; halk şiirinden modern dile kadar uzanan geniş bir yelpazede yer alan, edebî bir gelenek ve hayat felsefesi… Güzelleme; bir kişiyi, nesneyi, olayı ya da kavramı övmek, onun değerli ve güzel yanlarını dile getirmek demek… Güzelleme yapmak, hem övgü ifadesi hem değer verme ve bilme sanatı… Halk ozanlarının eserlerinde, sevgiliye duyulan aşk, doğanın eşsiz güzellikleri ya da kahramanlık gibi temalar güzellemelerle dile getirilmiş…
Güzelleme yapmak, bir yaşam tarzı olabilir… Hayatta her zaman sorunlar ve zorluklar olabilir, ancak güzelliklere odaklanmak bir seçim işi… Günün sonunda, içten bir gülümsemeyi ya da minik bir başarıyı kutlamak, hayatın küçük lâkin anlamlı yönlerini fark etmek, güzelleme ile yaşamak demek… Güzelleme yapmak, iyimser bir zihinle hayatı daha dolu ve anlamlı yaşamak olsa gerek… Hayatın koşturmacası içinde bir an durup çevremizdeki güzel şeyleri fark etmek, onları yüceltmek ve paylaşmak, hem kendimizi hem de başkalarını daha mutlu kılmanın bir yolu… Bu; fikretmek, zikretmek ve şükretmek…
Kimlere ve nelere neden güzelleme yapılır? Sevgiliye… Aşkla dolu duyguları ifade etmek, sevgilinin güzelliğini, zarafetini veya iyi huylarını övmek için… Doğaya… Doğanın, dağların, göllerin çiçeklerin veya mevsimlerin güzelliklerini övmek için… Aile ve dostlara, anneye, babaya, kardeşe, arkadaşa veya dostlara sevgi ve bağlılık ifade etmek için… Bir Lidere veya kahramana… Tarihte kahramanlık göstermiş kişilere ya da liderlere duyulan hayranlık için… Allah’a, peygamberlere veya manevî değerlere… Samimî inanç gereği… Bir eşyaya veya yere, özlem duyulan bir köye, şehre, bir eve ya da bir objeye… Sıla ve özlenen anılar için… Güzelleme yaparak, hayatımızda pozitif bir bakış açısı geliştiririz… Olumlu yönlere odaklanırız, ruh hâlimizi iyileştirir ve çevremize iyi ve güzel enerji yayarız… Duygusal bir ifade, şiir, türkü ya da düz yazı ile övgü yaparız, bağ kurarız… Günümüzde hızla akan hayatın içinde, küçük mutlulukların ve güzelliklerin farkına varmak, insan ilişkilerini güçlendirir ve daha anlamlı kılar…
Güzellemeler, halk şiirimizin eski ve köklü bir geleneği olmuş… Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan kültürümüzde güzellemeler; saz şairlerinin ve âşıkların vazgeçilmez tarzları olmuş… Güzellemeler, halk edebiyatının sözlü kültüründen yazılı kültürüne geçişte, lirik ve duygusal bir dil olarak önemli rol oynamış… Güzellemeler; bir kişinin fiziksel ve ruhsal güzelliklerini, doğanın güzelliklerini veya sevilen bir varlığın olumlu özelliklerini öne çıkarmış… Güzellemelerde kullanılan dil, derin bir duygusal yoğunluk taşır ve okuyucunun duygusal dünyasında yankı bulmuş… Güzellemelerde, halkın kolayca anlayabileceği sade ve doğal bir dil kullanılmış… Güzellemelerde, övgüyle bahsedilen kişinin ya da doğanın özelliklerine odaklanılmış, hadiseler detaylı ve estetik bir dil ile anlatılmış… Güzellemeler, dörtlükler hâlinde yazılmış ve güzellemelerde hece ölçüsü kullanılmış… Okuyucuyu veya dinleyiciyi duygusal olarak etkilemek amaçlı yazılan şiirlerde ahenk ve ritim öne çıkmış… Şiirlerde, âşık olunan kişinin güzellikleri ve sevgi dolu ilişkiler en yaygın temalar olmuş; dağlar, nehirler, çiçekler ve diğer doğal güzellikler övülmüş; dostluk ve insan ilişkilerine dair olumlu duygular işlenmiş; fiziksel güzellikler ve karakter ve ruh güzellikleri vurgulanmış… Ünlü güzellemelerden misâller… Yunus Emre’nin ilahî aşk ve sevgi üzerine yaptığı güzellemeler… “Maharet güzeli görebilmektir, sevmenin sırrına erebilmektir.” (Yunus Emre)… Karacaoğlan’ın, sevdiği kişilerin güzelliklerini anlatan duygusal ve lirik şiirleri… “Güzelliğin on par'etmez bu bendeki aşk olmasa.” (Karacaoğlan)… Âşık Veysel'in "Uzun İnce Bir Yoldayım" vb. doğaya ve insanlara dair şiirleri… “Seversin, alırsın karşına oturursun, dostun olur, gönlün olur, sevdiğin olur.” (Âşık Veysel)…
Güzellemenin zıddı, bir kişiyi, durumu veya varlığı eleştiren, kötüleyen veya kusurlarını ön plana çıkaran ifadeler; yergi, kötüleme, karalama, eleştiri… Yergi; bir kişinin, durumun ya da olayın olumsuz yönlerini eleştirel bir şekilde ifade etmek… Edebiyatta yapılan yergi, hiciv/satire/taşlama… Halk edebiyatında taşlama, divan edebiyatında hiciv… Kötüleme; bir kişiyi, durumu veya varlığı açık bir şekilde aşağılayan, küçümseyen ya da kötü gösteren ifadeler… Karalama; bir kişi ya da duruma haksız yere olumsuz anlamlar yükleyerek onu itibarsızlaştırmaya yönelik söylemler… Eleştiri; yapıcı ya da yıkıcı olarak, bir durumun eksik, yanlış veya geliştirilmesi gereken yönlerine işaret etmek… Güzelleme; övgü, hayranlık ve sevgi içerir; güzellemenin zıddı olan ifadeler, daha çok kusurları, hataları ya da olumsuzlukları içinde barındırır ve ifadelerin tonları da niyete göre değişir; yapıcı ya da yıkıcı olur…
Güzel ve gerçek tespitler, sıradan güzellemeler ile karıştırılmamalı… Güzel ve gerçek tespitler, kişisel tecrübelerden, objektif gözlemlerden ve insana dair samimi bir bakış açısından kaynaklanır; zaman zaman siyasî güzellemelerle karıştırılır… Bir tespitin gerçekliği ve güzelliği, herhangi bir ideolojik arka plan ya da politik propaganda malzemesinden bağımsızdır… Güzel ve gerçek tespitlerin doğruluğu, bilimsel bir temele dayanır, insan doğasına veya toplumun işleyişine dair gözlemlerden kaynaklanır… Güzel ve gerecek tespitler, hem bilimsel verilere göredir hem insana umut verir, düşündürür ve farklı bir perspektifler kazandırır… Mühim olan güzel ya da çirkin olsun, ancak sadece gerçek olan dillendirilsin… Gerçek olan tespitler, bireylerin kendi dünyalarını ve çevrelerini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Yeter ki, gerçek olan tespitler, önyargılardan ve ideolojik saplantılardan arınmış olsun… Maalesef, çoğu zaman, siyasî güzellemeler, doğru olan tespitlerle karıştırılmakta… Yaşadığımız toplumda, özellikle sosyal medyanın etkisiyle, politik söylemler sık sık bireylerin düşünce dünyasına sızmakta… Güzel ve anlamlı bir tespit, bir ideolojiyi desteklemek ya da karşıt görüşü eleştirmek için kullanılmakta… Gerçeklerin çarpıtılmasına, özünden uzaklaşmasına neden olmakta… Siyasî bir partinin söylemiyle eşleştirildiğinde, yapılan acı ama gerçek olan tespitler, politik mesajlar olarak algılanmakta… Elbette, güzel, doğru, yerinde ve anlamlı olan tespitler, kirli siyasetten bağımsız olmalı… Gerçek ve güzel tespitler, bir ideolojiyi savunmaktan ziyade insanları birleştirmeyi hedeflemeli, toplumun refahına dönük olmalı, evrensel değerleri ve kadim medeniyet değerlerimizi baş tacımız yapmalı… Farklı görüşlere sahip bireylerin üzerinde uzlaşabileceği ortak noktalar sunmalı… Kirli siyasetten bağımsız yapılan tespitler, bireylerin iç dünyalarına dokunmalı… Güzel ve gerçek tespitlerin kirli siyasetten ayrı tutulması, bir duruş gerektirir… Bu, kişinin fikirlerini manipülasyondan koruma çabasıdır, aslında...
Samimiyetle yapılan bir tespit ya da güzelleme, politik bir amaca hizmet etme kaygısından uzak olmalı… Toplumsal diyalogda bu anlayış benimsenmeli, bireyler arasında empati, merhamet ve ortak anlayış esas olmalı, her meselede merhamet-ilim-irfan-terbiye-edep-izan dikkate alınmalı… Selam, sevgi ve saygılarımla.







